| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )






ღ Her Kadın Güzeldir ღ
Google

Her Kadın Güzeldir

Yazılar arşiv 11.2007 Other entries in 2007-11 resimler, videolar

Adet (regl) ağrıları

adetsancısı Kadınların %10 kadarında adet döneminde, şiddetli ağrılar görülebilir. İş gücü kaybına,okul devamsızlığına ve kadınların her ay belli günlerde yaşam kalitelerinin bozulmasına neden olmamsı,adet ağrılarının önemli bir özelliğidir.Sancılı adet görme kadınların yarısından fazlasında karşılaşılan bir durumdur. Kramp tarzında, bele ve kasıklara, bazen bacaklara vurabilen, değişken şiddette bir ağrıdır. Baş ağrısı, bulantı, kusma, sinirlilik, kabızlık/ishal, sık idrara çıkma gibi şikayetler de tabloya eşlik edebilir. Kadınların %10 kadarında adet

döneminde, şiddetli ağrılar görülebilir. İş gücü kaybına, okul devamsızlığına ve kadınların her ay belli günlerde yaşam kalitelerinin bozulmasına neden olması, adet ağrısının önemli bir özelliğidir. Ağrı, kanamadan 24 saat önce veya kanama ile beraber başlar, kişiden kişiye değişmekle birlikte birkaç saatten 24 saate kadar devam edebilir. Adet kanamasının esası, rahmin en iç tabakasının atılarak, her ay yenilenmesidir.
Adet sancısının nedeni de, rahmin adet kanamasını sınırlamak için kasılmasıdır. Ağrıdan açığa çıkan prostaglandinler (aracı maddeler) sorumludurlar. Tedavide de, bu aracı maddelerin oluşumunu engelleyen ağrı kesiciler kullanılır. Ağrı kesiciler, kanama başlamadan önceki 24 saat içinde alınırlarsa daha iyi sonuç alınacaktır. Bu tip ağrı kesiciler içinde Asetilsalisilik asit, Naproksen sodyum, İbuprofen sayılabilir.

Adet sancısı ile yumurtlama arasında yakın bir ilişki vardır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılması, adet sancısını da sorun olmaktan çıkarabilir.

Adet sancısı ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa jinekolojik incelemeye gerek yoktur Ancak ağrılar çok şiddetliyse ve/veya başka jinekolojik belirtiler de eşlik ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır. Bu muayenenin amacı, adet sancısının, yukarda söz edilenden farklı bir nedenle ortaya çıkıp çıkmadığını saptamaktır.

Bu nedenler ise:

  • Endometriozis (Rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabakalarında veya rahim dışı bir bölgede de bulunması)
  • Rahim ağzında darlık
  • Rahim tümörleri
  • Rahmin farklı pozisyonlarda olması
  • Rahim ve komşu organların iltihabi hastalıkları olarak sayılabilir.

Bu nedenler söz konusu ise tedavi ona yönelik olacaktır.

Daha Sağlıklı Daha Güzel El İçin

elbakımı Elleriniz yıpranmadan önleminizi alın!
En çok kulladığımız ve dolayısıyla en çok yıpranan organlarımızdan biri eller... Bu yüzden onlara gerekli özeni göstermek boynumuzun borcu!

Ellere ne zarar verir?
Fazla sıcak ve fazla soğuk su
Deterjanlar, evde kullanılan temizlik ürünleri
Güneş, soğuk, yağmur, deniz ve toprak da elleri hırpalar.

Elleri nasıl korumalısınız?
Suyla yapılacak işlerde lastik eldiven giyin.
Ev işlerinde ise pamuklu eldiven kullanın.
Elleriniz için küçük yardımcılar
. Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın. El kremi ya da losyon sürün.
. Ellerinizi günde iki, üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayın. Günde bir kere parmakları, tırnakları fırçalayın.
. Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri aldığı lekeleri de çıkarır.
. Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başlayarak dibine kadar iyice sıvazlayın. Avuç ve el üstüne masaj yapmayı unutmayın. Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir.
. Arada bir ellerinize kalın tabaka krem, vazelin sürün pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorlanabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok bakımlı olacaktır.
. El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri açmak için çok yararlıdır.
. Limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir.

Özel bakım gerektiren durumlar
1. Esmer lekeler: Bunlara yaşlılık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi lekeler oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktirmek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigmen renklerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çıkmayan fondotenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda damarların gözükmesini engeller.
2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk ve nemden yeterince korunmaması neden olur. En iyi yol, egzersiz yapmaktır. Çünkü bu egzersizler kan dolaşımını hızlandırır.
3. Sert deri ve çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri limonla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk yardımıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp iyice durulayın. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunun her gün yaparsanız elleriniz düzelir.

El ve parmak egzersizleri
1. Yumruk açma: Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra parmaklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız.
2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkaca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın.

Aşkınızı renklendirecek 5 öneri

sevgili21 İlişkinizde eskisi gibi birbirinize zaman ayırmıyor musunuz? Onun sevgisini daha mı az hissediyorsunuz? İlişkinizi canlandırmanın vakti geldi! İşte size yardımcı olacak 5 strateji.Dünyada her üç evlilikten birinin boşanmayla sonuçlandığı ve aşkların başladığı gibi büyük bir hızla bittiği günümüzde, gerçek aşkı bulmak ve bunu yıllarca korumak pek de kolay olmuyor. Ancak ömür boyu mutlu bir birliktelik yaşayan veya ilişkilerini krizden kurtarmayı başaran pek çok çift de var. Peki, onlar hayatlarının kadınını veya erkeğini mi

Sorun 1: Boşvermişlik
Yeni bir ilişkiye başladığımızda tüm yaratıcı yönümüzü ve dikkatimizi sevgilimizin gönlünü hoş etmek için kullanırız: Biricik aşkımızın bal gibi tatlı sohbetini saatlerce dinler, parmaklarımızla ensesini hafifçe okşadığımızda saçlarının nasıl şekil aldığı gibi en ufak detayları bile zihnimize kazırız. Ve ona en sevdiği yemeği hazırlayabilmek için hiç sızlanmadan mutfakta saatlerce zaman geçiririz. Ancak bir gün fark ederiz ki artık ilişkimize emek harcamayı çoktan unutuvermişiz.

Strateji 1: Küçük jestlerle şaşırtın
Şimdi partnerinize hangi sevgi dolu jestlerle sürpriz yapabileceğiniz üzerine odaklanın. Örneğin sabah uyandığında kahvesini yatağına götürebilir, banyo yaparken sırtını keseleyebilir veya mesai saatinde "Şu an seni istiyorum" şeklinde davetkâr bir mesaj çekebilirsiniz. Bir önerimiz daha var: Artık partnerinize "canım", "aşkım" gibi genel bir ifadeyle değil, adıyla seslenin ve onun dikkatini çekinceye dek bekleyin. Ardından, gözlerinin içine 3 saniye boyunca sevgiyle bakın. Ve hiçbir şey söylemeden dudaklarından hafifçe öpün. Bu önerilerimizi sık sık tekrarlarsanız, emin olun ki sevgiliniz iş çıkışında soluğu hemen sizin yanınızda alacaktır.

Sorun 2: Kısır konuşmalar
Çocukluğunuz, üniversite hayatınız, gelecekle ilgili hayalleriniz ve daha pek çok konu… Birbirinizle sohbet etmeye doyamadığınız için kimi zaman sabaha kadar uykusuz kalır, yatağa girince bile konuşmaktan kendinizi alıkoyamazdınız. Peki ya şimdi? Günlük iletişiminiz artık sadece şu cümlelerle sınırlı kalıyor, değil mi? "Günün nasıl geçti?" - "Her zamanki gibi yoğun" - "Benim de aynı şekilde. Yemekten sonra evi süpürmek için bana yardım eder misin?" - "Of çok yorgunum, başka bir gün yapsak?" Rutin, bir o kadar da monoton olan bu tarz konuşmalar haliyle aşk hayatınızın da tüm renklerini silip süpürüyor!

Strateji 2: Sohbet edin
Tıpkı ilk günlerdeki gibi, sohbet etmek için birbirinize düzenli olarak zaman ayırın. Bunun için her hafta mükemmel bir sofra hazırlamanız da gerekmiyor, akşam yemek yerken birbirinize 15 dakika zaman ayırmanız bile yeterli aslında. Çeşitli bahaneler yaratarak bu yoldan sapmamaya dikkat edin ve ilişkinizin televizyon karşısında rutinleşmesine de izin vermeyin. Eski günlerdeki gibi doyurucu bir sohbet için size bir önerimiz var: İlişkiye yeni başladığınız dönemlerde, çevrenizde gördüğünüz ilginç şeyler veya hobilerinizle ilgili sevgilinizin ne düşündüğü konusunda eminiz ki kafa yorardınız. O halde şimdi de ilişkinize aynı özenle yaklaşın ve sevgilinizin ilgisini çekebilecek konuları tekrar dikkatle gözlemleyin. Ve sohbet sırasında bu konulara ağırlık vererek, eşinizin sohbetten keyif almasını sağlayın.

Sorun 3: Tutku azalıyor
Benzer sosyal ve kültürel aktivitelere katıldığınız biriyle aynı yastığa baş koymanız hiç kuşkusuz çok keyifli bir şey. Yapılan araştırmalara göre de; yaşam alışkanlıkları ve kişilikleri birbirine benzeyen çiftler daha mutlu oluyor. Ancak ilişkinin başlangıcında çok hoşumuza giden bu konfor, hızla "tutku"nun kaybolmasına yol açabiliyor. Çünkü insanlar ilişkilerinde heyecan arıyor ve uzun süreli birlikteliklerde sıkılma noktasına gelebiliyor. Yani, partnerinizle her zaman burun buruna olmanın size ve ilişkinize pek de yararı olmuyor. Zaten uzmanlar da "Farklılığın olmadığı bir ilişki, durgunlaşmaya mahkûmdur" diyor.

Strateji 3: Özel alanlar yaratın
Hayallerinizi ve hedeflerinizi tekrar gözden geçirin. İlişkiniz için daha iyi olabilir düşüncesiyle hiç hedeflerinizden vazgeçtiğiniz oldu mu? Şimdi, isteklerinizi gerçekleştirebilmeniz için hala fırsatınız var mı? Eğer yanıtınız "evet" ise hemen kolları sıvayın ve sadece kendinize özel zamanlar yaratın. Sizin tek başınıza yapmak isteyeceğiniz çok şey olmalı; belki Aikido veya dans kursuna gitmek, arkadaşlarla buluşmak, hatta belki de tatile çıkmak gibi. Birbirinizden bir şeyler öğrenmek ve konuşabileceğiniz yeni konular bulmak ilişkinizi monotonluktan kurtaracaktır. Üstelik birbirinize duyacağınız özlem de ilişkinizi yeniden alevlendirir. Tabii ki aynı özgürlüğü eşinize de tanımalısınız. Onun da yalnız yapmaktan zevk alabileceği pek çok hobisi olabilir. Burada önemli olan dengeyi koruyabilmek: Ne sürekli birlikte; ne de sürekli ayrı!

Sorun 4: "Seni seviyorum" demiyor!
Sevgiliniz size en son ne zaman "seni seviyorum" dedi. Nedense artık bu cümleyi kurmaya pek de yanaşmıyor. Siz de haliyle "Yoksa artık beni sevmiyor mu?" diye endişeleniyorsunuz. Partneriniz sizi büyük bir olasılıkla hala aynı yoğunlukta seviyor ama artık bunu size aktarmayı ihmal ediyor. Ayrıca her insanın aşkını ifade etmekte kendine özgü bir dil kullandığını da unutmayalım. Örneğin sevgiliniz mp3 çalarınıza müzik kaydetmeyi bir sevgi göstergesi olarak görüyor olabilir. Aklınızda bulunsun, birlikte zaman geçirmek, sorumlulukları yerine getirmek, şefkatli kelimeler sarf etmek ve hediye almak da sevginin en önemli göstergelerinden.

Strateji 4: Aşkın gizli dilini kullanın
Eşinizin ve sizin aşkın hangi gizli dilini kullandığınızı ortaya çıkarın. Ve bu dili sık sık kullanmaya başlayın. Keyifli bir sohbet anında karşılıklı olarak şu cümleleri de tamamlamaya çalışın: "…dediğinde beni sevdiğini hissediyorum", "…. yapmadığında rahatsızlık duyuyorum. Eğer partnerinizin ihtiyaçlarını ve isteklerini bilirseniz, onun duygularına daha kolay karşılık verebilirsiniz. Tabii aynı şekilde sevgiliniz de... Böylece arzu edildiğinizi ve sevildiğinizi hissedersiniz.

Sorun 5: Heyacansız seks
"Sabaha kadar seviştiğimiz o ateşli geceler artık mazide kaldı. Şimdi sadece birkaç dakika, üstelik rutin bir görevi yerine getirir gibi heyecandan uzak sevişiyoruz." Cinsel terapistler ilişkilerinin monotonlaştığından yakınan çiftlerden bu tarz cümleleri sıkça duyuyorlar. Uzmanlara göre yatak odasında kara bulutların dolaşmasının nedeni, cinsel isteksizlik değil, eşler arasındaki özel iletişimin artık kaybolmaya yüz tutması. Bir başka deyişle eşlerin yatak dışında artık birbirlerine açılmamaları ve bedensel olarak yakınlık kurmamalarından kaynaklanıyor.

Strateji 5: Yatak odanızı renklendirin
Size mutlaka uç şeyler yaşayın demiyoruz ama unutmayın ki seks mekanı her zaman yatak odanız olmak zorunda değil; bir sinemada veya sahil kenarında eşinizle küçük kaçamaklar yaparak cinsel yaşantınızı renklendirebilirsiniz. Ayrıca eşinizle, cinsel yaşantınızın dışında başka paylaşımlar olmasına da özen gösterin; güven, sevgi, saygı ve dayanışma gibi... Oyun parkında çocuklar gibi oynayabilir, salıncaklara da binebilirsiniz. Bu tür davranışlar birbirinize açılmanızı sağlar ve sizi özgür kılar.

Daha Güzel Görünmek İçin Bazı Öneriler

kadin_sivilce  

Saçlarınızı düzenleyin
Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Güne zinde başlamak
Sabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.
Diş sağlığı
   Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.
Susuz ciltler için
    Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.

Buzlu dudak kremi
    Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.
Ellere süt banyosu
       Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.
Farların kullanımı
       Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.
Mat dudaklar için
       Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.
Göz makyajı temizliği
       Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.
Cildiniz parlıyorsa
       Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.
Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa
       Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.

Parfüm Nerelere Sürülmeli

 
Parfum Uzmanlardan hoş öneriler:
Coco Chanel“Öpülmek istediğiniz yeri parfümleyin”
Estée Lauder “Parfümü, kolunuzu yukarı kaldırıp tam önünüze sıkın ve yarattığınız koku bulutunun içine girin. Böylece binlerce parfüm molekülü vücudunuzun her yerine konacaktır”
Nerelerde Ve Ne Şekilde Kullanmalıyız

Vücut
Parfümler kokularını yaymak için sıcaklık, hareket gibi faktörlere ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle parfüm sürmek açısından vücudun bazı bölgeleri ayrıcalıklıdır:
Sıcak ve nemli noktalar. Koltuk altları, göğüs araları, ense, kulak arkaları ve göbek.
Kanın fazla pompalandığı noktalar. Bilek içleri, şakaklar ve boyun. Hareketli noktalar. Dirsekler ve diz içleri.

Saçlar
Saçınızı parfümlemek istiyorsanız, öncelikle temiz olmalarına dikkat edin. Kokuların birbirine karışmaması için şampuanınızı kokusuz olanlar arasından seçin. Saçlarınız kısa ise saç diplerinize, uzun ise uçlarına sıkmanız yeterli olacaktır.
Küçük bir Öneri:
Saçınızı fırçalamadan önce fırçanıza biraz parfüm sıkın.

Giysiler
Parfümler pamuklu, yünlü gibi doğal lifle dokunmuş kumaşlarda çok kalıcıdır ve rahat yayılır. Sentetik liflerde yayılımı ve kalıcılığı azdır. Parfümün en kalıcı olduğu dokular ise kürkler ve muslin kumaştan yapılmış eşarplardır. Giysiler parfümlenebilir ama gelişigüzel değil:
- Parfümünüzü ceket ve mantoların astarlarına, etek ve elbiselerin etek baskılarına sıkın.
- Asla giysilerinizi farklı parfümler sıkmayın. Üst üste sıkılan parfümlerin molekülleri iyi bir karışım oluşturmaz ve kötü bir etki uyandırır.
- İpekli giysilerinize parfüm sıkmayın, kalıcı lekeler bırakır.
- Eğer parfümünüzü sık sık değiştiriyorsanız, sadece vücudunuzu parfümlemekle yetinin. Koku zaten giysilerinize de sinecektir.
- Mücevher ve özellikle incilerinizin yakınında parfüm kullanmayın: Parfümlerdeki alkol mücevherlerin parlaklığını yok eder ve incileri sarartabilir.
- Giysi dolabınızı parfümlemeyi unutmayın.

Küçük bir Öneri:
İç çamaşırlarınızın bulunduğu dolap veya çekmeceye parfümünüzle nemlendirdiğiniz yünlü bir kumaş parçası koyun.

Vücut şeklinize yakışan tarz hangisi?

208431   Her gün ayna karşısına geçip, ne giyeceğinize karar veremiyor musunuz? Vücut şeklinize en uygun giysilerin hangileri olduğunu biliyor musunuz?

İster toplu, ister hamile, ister minyon olun, size uygun bir stil mutlaka var. İşte farklı vücut şekillerine uygun giyim önerileri...

Kıvrımlı bir vücuda sahipseniz...
Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösterişsiz renklerle vücutlarını saklamak eğilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. Vücudunuz kıvrımlıysa, sezonun trendleri tam size göre.

Özellikle de 50’lerin tarzındaki geniş etekler ve üzerinize oturan üstler. Vücudunuzun beğendiğiniz yanlarını öne çıkarmak için aksesusarlardan da yararlanabilirsiniz. Mesela dikkati ince belinize çekmek için, kontrast renklerde şık bir kemeri, gözden kaçmayacak parlak ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, bol kesimli giysiler sizi daha da hımbıl gösterir. Üzerinize oturan tok kumaşlar daha şık durur.

Mutlaka bulunması gerekenler:
 Poponuzu kaldırıp, bacaklarınızı uzun gösterecek size uygun yapılmış bir pantalon
 Uzerinize oturan bir palto
 Korse şeklindeki üstler. Belinizi de ortaya çıkarmada birebirdir.
 Rahat, yüksek topuklu bir ayakkabı, hem uzun gösterir, hem de yürürken salınmanızı sağlar.
 50’lerin seksi havasını yakalamak için V yaka ince bir kazak
 Vücudunuza oturan ve düz inen bir etek.

Vücudunuz uzun ve inceyse...
Bu vücut tipine sahip kadınlar hemen her şeyi giyebilirler. Üstte taşınması zor pek çok trend, bu vücut tipinde harika durur. Bu nedenle maceracı olup, değişik kombinasyonları rahatlıkla deneyebilirsiniz. Mesela sezonun dar jeanleri, aşırı cafcaflı baskılar ve üste yapışan jarse elbiseleri tam size göre. Peki nelerden kaçınmanız gerekiyor? Eğer göğsünüz küçükse, düşük kesimli üstlerden uzak duruyorsunuz. Ayrıca baldır hizasında biten kısa paçalı pantalonlar ve dirseğin biraz altında biten kol boyuna da dikkar. Bunlar çok kısaymışsınız gibi bir etki yaratabilir.

Mutlaka bulunması gerekenler:
 Dar pantalonlar. Bunları topuklular, ya da babetlerle giyin.
 İnce ve üzerinize yapışan uzun elbiseler
 Uzun olan gövde boyunu daha kısa göstermek için yatay çizgili üstler
 Yüksek topuklu çizmeler
 Jean veya şık pantalonlarla giyebileceğiniz jarse üstler
 Kemerli bir trençkot

Minyonsanız...
Bu tip bir vücuda sahip olanlar için en önemli şey, giysilerinizin üzerinize oturmasıdır. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek modern bir görünüm ve bütünlük sağlar. Minyonlara en çok kısa etekler yakışır. Bu nedenle bacakları ortaya çıkarmanın zamanı. Uygun çoraplar ve ayakkabılar boyunuzun da daha uzun görünmesini sağlar. Farklı renk ve tarzları birarada kullanmak dikkati böleceğinden, sade modeller, tepeden tırnağa tek bir renk kullanımı ihtiyacınız olan bütünlüğü sağlar.

Mutlaka bulunması gerekenler:
 Diz üzeri etekler
 Üzerinize oturan kazaklar
 Pantalonlarla giymek üzere az topuklu botlar
 Üzerinize uygun boru paça pantalonlar. Daha uzun görünmenizi de sağlarlar.
 Diz hizasında biten paltolar
 İnce bantlı açık ayakkabılarla giyeceğeniz ince, diz üstü 20’li ve 30’lu yılları hatırlatan elbiseler

Armut modeli...
Armut olarak tanımlanan vücut şekli, gerek Beyoncé, gerekse Jennifer Lopez sayesinde beğeni toplayan bir vücut tipi ve üstü ince ama basen ve poposu olan kadınları tarif etmekte kullanılıyor. Armut vücut şekline sahipseniz, kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin, özellikle çok yüksek topuklu çizme ve ayakkabılarla. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler, oturuk ceketler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sütyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Ama fazla parıltılı kumaşlardan uzak durmakta fayda var, zira bunlara ışığı yansıtarak kıvrımlarınıza fazladan dikkat çeker.

Mutlaka bulunması gerekenler:
 Boru paça pantalonlar harika durur ama bel kısmında esneme yapıp açılmamasına dikkat edin.
 Alt ve üst dengesini sağlamak için göğüslerinizi kaldıran balkonet tarzı sütyenler
 Koyu renk bir etek ki bunu her şeyle giyebilirsiniz.
 Anvelop elbiseler. Her beden üst ve altlar için uygun.
 Gene geniş kalçalarla dar üstleri dengelemek için çizgili üstler
 Sizi ince gösterecek ince çizgili bir takım.

Hamileyseniz...
Hamileyseniz, bol tünik ve elbiselerin altına saklanmyın. İyice açılıp saçılın da demiyoruz ama karnınızın şişkinliğini hafifçe belli eden giysiler şık duracaktır. Çapraz kesimler ve anvelop elbiseler gece giymek için uygundur. Ayrıca hamileliğin ileri safhalarında da giyilebilirler. Kısa üstlere fazla yanaşmayın. Bunun yerine karnınızı kapatacak ama saklmayacak uzunca üstleri tercih edin. Vücudunuza oturan bir şeyler giydiğinizde de, açık yakalı üstler giymeyin.

Mutlaka bulunması gerekenler:
 Esnek kumaştan kazak tarzı bir elbise
 Hamileler için hazırlanmış kotlardan. İki tane edinseniz fena olmaz.
 Anvelop üst ve elbiseler
 Pijamayı andıran bol paçalı beli lastikli pantalonlar
 Robadan elbiseler. Bunları elbise olarak ya da tünik gibi pantalon üzerinde kullanabilirsiniz.
 Babet ayakkabılar, hem rahatlık, hem de şıklık için.

Kaynak: Dunyaonline

SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN

2 Saçlarınızın sağlıklı görünmesini istiyorsanız; 2 ayda bir kestirin, ılık su ile yıkayın ve kremi sadece uçlarına sürün.

Saç bakımında dikkat etmeniz gereken diğer hususlar şöyle:

Jöle sürünce saçlar dökülür mü? Jöle saçta 2-3 gün kalırsa havasız bıraktığı için saç dökülür. En azından ertesi gün saç yıkanmalıdır.

Mevsim dönümlerinde saçlara özel bir bakım uygulanmalı mı? Bu konuda her zaman bir bakım yapmak lazım. Belli markaların şampuan, krem ve serumları her zaman değil ama mevsim dönümlerinde kullanılmalı.

2 ayda bir saçları kestirmek gerekir mi? Saçlar ucundan alınınca daha sağlıklı olduğu için çabuk ve dengeli uzar. 2 ayda bir saç kesimi normaldir. Böylece şekli de bozulmamış olur.

Saçın her gün yıkanması zararlı mıdır? Saç kendi yağında kalmalıdır. Ama mesela günde 3 şampuan yapıyorsanız zararlıdır. Her gün yıkansa bile 1 şampuan yeterlidir.

Saç için özel bir krem kullanılmalı mıdır? Her zaman saçın ucuna uygulanmalıdır. Çünkü krem saçın dibini yumuşattığı için saçı döker.

Saç nasıl suyla yıkanmalıdır? Saçları ılık suyla yıkamak daha iyidir. Ilık su saçı parlak yapar. Yıkama sonrasında 1 kez soğuk su tutulmalıdır. Çünkü hem beyin rahatlar hem de saçlar canlanır.

Esmer bayanlara ne renk saç önerilir? Aslında en güzel sarışınlar, esmerlerden çıkar. Esmerler sarışın olacaksa önce uçlardan başlanılır. Yani dip çok koyu, uçlar sarı olmalı. Dekolteye düşen sarı saçın esmer tene yakışıp yakışmadığına bakılır.

Saç sağlığı için en önemli olan diyetin içeriğidir. Protein açısından yetersiz diyetler, saç köklerini dinlenme dönemine sokarak, proteinden tasarruf etme yoluna gider. Bu ağır diyetleri takiben 2-3 ay içinde yaygın saç dökülmesi görülebilir.

Sıkı toplanmış saçlar, at kuyrukları, topuzlar ve örgüler saçların köklerini zayıflatmaktadır. Özellikle alnın yan kısmındaki saç dökülmelerinden, sıkı ve gergin toplamalar sorumludur" diye konuştu.

Az masraflı güzellik

makyaj1 Güzelleşmek son zamanlarda iyice masraflı olmaya başladı diyorsan, tasarruf yapmayı dene!

Ojelerin çok çabuk kuruyor, kullanılmaz bir hale geliyorsa, ojenin iç kısmına birkaç damla aseton damlat, eskisi gibi sürmeye devam et!

  • Hem göz kalemi hem de kaş kalemi alarak masraf etmene hiç gerek yok. Kaş rengine göre alacağın koyu kahve rengi ya da siyah kalemi, iki bölge için de kullanabilirsin.

  • Şu baş belası sivilcilerin çaresi, öyle düşündüğün gibi pahalı ilaçlar kullanmaktan geçmiyor. Ame eğer öyle diye iddia etmekte ısrarlıysan da, pahalı ürünlerin içeriğindeki maddelere bakarak, aynen bu maddelerin bulunduğu daha uygun fiyatlı ürünleri alabilir, gönül rahatlığı ile sivilcelerinle hesaplaşabilirsin.

  • Eskiyen rujlarını sakın atma. Çünkü onları yeni bir tane elde etmek için kullanabilirsin. Bitmiş gibi görünen rujunun tüpün içinde kalmış bölümünü, fırça yardımıyla vazelin ile karıştırarak parlak bir ruj elde edebilirsin.

  • Maskaranın kökünü mü kuruttun? Hemen yeni bir tane edinmek yerine, ağzını sıkıca kapattığın maskaranı birkaç dakikalığına kaynar suyun içine koy. bu işlem, maskaranın içinin yumuşamasına ve senin de kurumuş olan maskaradan faydalanmana yardımcı olacaktır.

  • Bayılarak sürdüğün krem allığın bitti mi? O halde bir süreliğine pembe ya da şeftali tonlarındaki rujlardan yararlanmayı dene. İhtiyacın olduğunda yanaklarına hafifçe sür ve güzelce dağıt. İnan, kimse farkı fark etmeyecek.

  • Ojelerinin hemen kurumasından şikayetçi misin? O halde bundan sonra annene buzdolabında ojelerin için de bir bölme ayırmasını rica et.

  • Pedikürünü, manikürünü bir güzellik salonunda yaptıracağına, evde kendin yap.

  • Dudaklarını güzel göstermek için hergün sürdüğün parlatıcılar, tabii sana dayanmaz! Ayda bir yenisini almak yerine, evde kendin imal etmeye ne dersin? Haydi kolları sıva!
    Malzeme
    6 çorba kaşığı rendelenmiş balmumu
    6 çorba kaşığı susam yağı
    2 çorba kaşığı bal
    Yapılışı
    Bütün malzemeleri bir kabın içersine boşalt. Daha geniş bir kabın içine sıcak su koyarak, bu kabı içine yerleştir ve içindeki malzemelerin erimesini bekle. Karışım yumuşadığında ve kıvama geldiğinde, kabı dışarı al. Karışımı kalınlaşıncaya kadar bir kaşık yardımıyla iyice karıştır ve bir kaba, örneğin eski krem kutuna boşalt. İşte parlatıcın hazır!