| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )






ღ Her Kadın Güzeldir ღ
Google

Her Kadın Güzeldir

Yazılar arşiv 06.2008 Other entries in 2008-06 resimler, videolar

İlişkide ilk sınav

iliski İşini kaybetti, bütün gece eve gelmedi, ailesiyle aranız nane molla… Bazen, birbirinize duyduğunuz aşk önemini yitiriverir.

Özellikle ilişkinizin ilk dönemlerinde karşınıza çıkacak olan bazı engelleri aşmanız şart. Bunları birer sınav olarak düşünün. Başarıyla geçerseniz ödülünüz sevgiliniz olacak.

Ailesiyle tanışmak için evlerine akşam yemeğine gittiniz. Size olan tavırları oldukça soğuk. Ya da sabahın beşine kadar onun evini aradınız ama kimse telefona cevap vermedi. Onun için endişeleniyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız? Belki telefonu bozuktur deyip içinizi rahatlatmaya mı çalışırsınız, acaba kaza mı yaptı diyerek iyice mi telaşlanırsınız, yoksa kimbilir kiminle beraber diye düşünüp canına okuma planlarını mı yaparsınız? Vereceğiniz tepki, ilişkinizin gidişatını tamamen etkileyecektir. Evet uzun süreli bir ilişki istiyorsanız, yazımıza göz atmalısınız… 

1. İlk büyük kavganız:

O tam bir sinir küpü, sizse inanılmaz kızgınsınız.

Ne yapmalı?

Sakin olun: Ne kadar zor olsa da bazen biraz susmak ve konuşmak için daha uygun bir zamanı beklemek ikiniz için de iyi olur. Sinirle söyleyeceğiniz bir çift söz hem ilişkinizde kapanmayacak yaralar açabilir, hem de yine siz üzülebilirsiniz. En iyisi siz içinizden ona kadar saymayı deneyin. 

Ona zaman ayırın: Eğer sorunları görmezden gelirseniz, dönüp dolaşıp yine başınıza iş açabilirler. Bir süre sonra birbirinizi düşman gibi görmeye başlarsınız.

çift

Her zaman kazanan olamazsınız: Kavgada en çok sesi duyulan değil, sorunu çözen kişi kazanmış sayılır. Önce onu anladığınızı belli edin. Böylece onu dinlediğinizi ve sorundan haberdar olduğunuzu anlayacaktır. Bu tavır karşısında, o da suçlayıcı yaklaşımından vazgeçecek ve suçun kendine ait olan kısmını kabul edecektir. 

Problem üzerinde yoğunlaşın, onun karakteri üzerine değil: Eğer ev işlerinde size yardımcı olmamasından şikayetçiyseniz, bunu belli etmenin değişik yolları var. “İşten geldikten sonra temizlik yapmak beni gerçekten yoruyor. Sen de biraz yardımcı olsan işim kolaylaşırdı, ne dersin?” diyerek açın konuyu. Asla “Sen zaten benim hayatımı kolaylaştıracak hiçbir şey yapmazsın” derseniz, sorunu asla çözemezsiniz.

Fazla uzatmayın: Eğer özür dilediyse ya da o gün konuşma modunda değilse, üzerine gitmeyin. Fazla uzatmak başınıza başka sorunlar çıkarabilir, dikkatli olun. 

2. Birlikte Yaşama Kararı:

Birlikte yaşama ya da evlenme kararını verme aşamasında, birçok çiftin ilişkisi sona ermiştir. Bu göründüğü kadar kolay bir iş değildir. 

Ne Yapmalı? 

Eğer stresliyse: Ona bu kararı vermek için aceleniz olmadığını hatırlatın. Eğer istemeye istemeye aynı çatı altında yaşamaya başlarsanız bu sizin için de zor olur. Çünkü o yaşadığı hayattan zevk alamazsa sizi de mutlu etmesi imkansızlaşır. 

Eğer isteksiz taraf sizseniz: Eğer niyetiniz varsa ama kararsızsanız, kendi evinizi kapatmadan, bir iki aylığına anlaşmalı olarak aynı eve taşınabilirsiniz. Asla onun size taşınmasına izin vermeyin. Çünkü mutsuz olursanız onu evden göndermeniz zor olur ama siz evden rahatlıkla gidebilirsiniz. 

Endişelerinizi belli edin: Bütün endişe ve korkularınızı anlatın ve onun da kendini rahat hissetmesini sağlayın. İkiniz de kendinizi hazır hissettiğinizde tekrar geri dönmek üzere konuyu kapatın.

3. Ailesi sizden nefret ediyor:

Onunla çok mutlusunuz ama ailesi sizden hiç hoşlanmıyor ve yaptığınız her şey onlara batıyor. İlişkiniz ciddileşiyor ve bu konu artık sizi çok üzmeye başladı… 

Ne Yapmalı? 

Onu elçi tayin edin: Erkek arkadaşınıza, ailesiyle konuşmasını söyleyin. Onlara gittiğiniz zaman kendinizi rahatsız hissettiğinizi, bu nedenle onlardan gittikçe soğuduğunuzu anlatın.

Hemen savunmaya geçmeyin: Asla savunmaya geçmeyin. Sık sık onların haklı olduğunu ima edin. 

Topu onlara atın: Oğlunuzla çok iyi anlaşıyoruz ve aynı şekilde sizinle de aramın iyi olmasını isterim. Bu benim için önemli. Umarım sizin için de önemlidir. Sizi üzecek bir şey yapıyorsam, düzeltmek için elimden geleni yaparım şeklindeki bir yaklaşım onların size karşı tavırlarının değişmesini sağlayacaktır, göreceksiniz. 

4. Uzak düştünüz:

Gözden ırak olunca gönülden de ırak olunur, derler. Unutmayın, hasretin bağlılığı güçlendirdiği de bir gerçektir.

Ne yapmalı? 

Karşılıklı özlem çektiğinizi unutmayın: Suçu ona yükleyip sinirinizi ondan çıkarmakla hiçbir yere varamazsınız. İkiniz de aynı durumdasınız.

aşk3 Fedakarlık zamanı: Birbirinizi daha sık görmek için yollar arayın. Mesela evinizi satıp daha ucuz bir ev alabilir, fazla mesai yapıp para biriktirebilirsiniz. Böylece hafta sonu için bile olsa birbirinizi görmek için uçak bileti alabilirsiniz.

Kendinizi teknolojinin ellerine bırakın: Önce internet olayına girip, telefondan daha ucuz bir iletişim sağlayabilirsiniz. Telesekreterine ya da e-mail adresine seksi mesajlar bırakarak aşkınızı canlı tutabilirsiniz. 

5. İşten kovuldunuz:

İşsiz kalmak, insanları depresyona sokan nedenlerin başında gelir. Birbirinize anlayışlı olmalısınız. Maddi açıdan birbirinize destek olmaktan asla kaçınmamalısınız. 

Ne yapmalı? 

İşini kaybeden oysa: Onu kariyeri ya da parası için değil, kendisi olduğu için sevdiğinizi göstermenin tam zamanı.

Kum torbası olmayın: O işini kaybetti ve bunalımda diye, sizi kum torbası yerine koymasına izin vermeyin. Anlayışlı olmakla enayi olmak farklı şeylerdir. Morali bozuk diye size bağırıp çağırması ve sizi ezmesi haksızlık. Onu güldürmeyi deneyin ama asla taviz vermeyin. Yoksa, işler yoluna girdiğinde de her şeyin aynı kalmasını isteyebilir, unutmayın. 

İşini kaybeden sizseniz: Erkekler bütün sorunların çözümünü bildiklerini düşünürler. Rahatsız olduğunuz zaman bunu ona söyleyin ve her şeyin kontrolünüzde olduğunu hatırlatın. 

Neye ihtiyacınız olduğunu söyleyin: Yalnız kalmaya, maddi desteğe ya da onun şefkatli kollarına ihtiyacınız olabilir. Bunu onun bilmesini sağlayın ama asla emredici olmayın.

aşk2 Birbirinizi sevdiğinizi unutmayın: Aranızda oluşan gerginliğin stresten ve dış etkenlerden kaynaklandığını sık sık birbirinize ve kendinize hatırlatın. İşsizlik dahil bütün sorunlar geçici, aşk kalıcı… 

6. Arkadaşları sizden önce geliyor:

Erkek arkadaşınızın arkadaşları sizden ön planda mı?

Ne yapmalı? 

Savaş çıkarmayın: Onun tatil anlayışı 24 saat sörf tahtası üzerinde geçirmek, sizinki de arabaya atlayıp diyar diyar gezmek olabilir. Birbirinizi zorlamanın hiç gereği yok. Anlayışlı davranın ve savaş çıkarmayın. 

Bunun hoşunuza gitmediğini belli edin: Sizin de arkadaşlarınızla birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınızı ama onunla daha sık birlikte olmaya ihtiyacınız olduğunu söyleyin. Boş zamanlarınızı iyi planlarsanız, hem arkadaşlarınızla hem de birbirinizle vakit geçirebilirsiniz.

Oyunu karşılıklı oynayın: Eğer hislerinizi anlamıyorsa, sizin gibi hissetmesini sağlayın. Sizinle olmayı planladığı bir zamanda arkadaşlarınızla hafta sonu tatili için plan yaptığınızı söyleyin. Onu sık sık yalnız bırakın ve size sıraladığı bahaneleri sıralayın. Böylece sizin hissettiklerinizi anlayacak ve durumu düzeltmek için girişimde bulunacaktır.

7. Geç saatlere kadar dışarıda:

Bir iş yemeğine çıkıp saat 04:00’de eve geldiği yetmiyormuş gibi bir de size “Uykun kaçtı herhalde, ben sana geç saatte yemek yeme demiyor muyum?” diyor.

Ne yapmalı? 

Tavrınızı koyun: Aptalca kıskançlık krizlerine girip onu daraltmayın. Nerede olduğunu ve kaçta geri geleceğini bilmeye hakkınız olduğunu hatırlatın. Aksi takdirde kendisini çok merak ettiğinizi ve o gelene kadar gözünüze uyku girmediğini söyleyin. Tek endişenizin başına bir şey gelmesi olduğunu, yoksa ona güvendiğinizi anlamasını sağlayın. Niyetinizin onu kontrol altına almak olmadığını anlayınca, gidiş geliş saatlerini ve nerede, kiminle beraber olduğunu size bildirmek konusunda daha hassas davranacaktır.

Ne zayıflatır, ne şişmanlatır

diet Artık günümüzde kadın-erkek herkes diyet yapar hale geldi ve yemek yerken "Acaba bu kilo aldırır mı?" diye düşünüyor. İşte aklımıza takılan bazı sorular ve cevapları.

Şeker açlık duygusuna yol açar mı? Vücudumuza aldığımız şeker bize sadece kalori verir. Bunun dışında vücut için hiçbir faydası yoktur. Şeker yenildiği zaman insulin salgılanımı uyrılacağı için açlık hissi uyandırır.

Diyet yapan insanlar kan şekerlerinin düştüğünü bahane ederek şeker alımına ihtiyaçları olduğunu düşünürler. Oysa vücuda alınan tüm besinler ve şekerler glikoza dönüşmektedir. Bu yüzden kişi hiç şeker yemese de diyete bağlı olarak kan şekeri düşmez. Şeker haricinde kullanılan tatlandırıcılar da insan vücudunda ciddi sağlık sorunlarının nedenleri arasında yer alabiliyor. Uzun süre ve çok yüksek düzeyde alınan tatlandırıcıların kanser yapıcı etkisi olduğu görülmüştür.

Zayıflama rejimlerinde önemli olan günde ne kadar kalori alındığı mıdır?
Kalori hesabı yapmak zayıflamak isteyen bir kişi için şarttır ama kalorinin nasıl alındığı önemlidir. Vücuda alınan kalorinin %12-15'i proteinlerden, %25-30'u yağlardan ve %50-60'ı karbonhidratlardan gelmelidir. 1 gram yağ 9 kalori, 1 gram protein ve karbonhidrat 4 kalori vermektedir. Vücuda alınan karbonhidratların ve proteinlerin fazlası da yağ olarak depo edilmektedir. Bütün kalorilerin vücutta yaptığı etki ve kiloya dönüşme özelliği aynı değildir.

Atıştırmak formu bozar mı?
Gün içinde yemek zamanları dışında bir şeyler yiyor ve normalde 3 öğünden aldığınız kaloriyi 4,5 hatta 6 küçük öğünde alıyorsanız bu atıştırmalar bir sorun yaratmaz. Çünkü bu şekilde bir beslenme düzeni aşırı kalori almamanızı ve vücudunuzun her öğünde sindirim olayı için daha çok kalori harcamasını sağlar. Fakat siz her öğünlerinizde yemeniz gerektiği kadar yedikten sonra abur cubur atıştırıyorsanız, bu elbette kilo almanıza neden olacaktır.

Tuz şişmanlatır mı?
Tuz, vücudun su tutmasına yol açar ancak vücuttaki yağ oranlarıyla hiçbir ilgisi yoktur. Buna karşılık aşırı tuz kullanımı suyla beraber kişide şişkinlik hissine yol açabilir. Bu yüzden özellikle adet dönemi öncesinde tuz kullanımında aşırıya kaçılmaması tavsiye edilir. Öte yandan tuzun iştah açıcı etkisi göz önünde tutulduğunda özellikle rejim yaparken neden tuzdan kaçınılması gerektiğide ortaya çıkar. Dolayısıyla tuzun kilo alımı üzerinde doğrudan değil, dolaylı bir etkisi vardır. KADINCA.NET

Sık yapılan ağır rejimler metabolizmayı bozar mı?
Ağır rejimler sadece metabolizmayı değil sindirim sisteminizi de bozar. Önce aşırı bir kısıtlama, dolayısıyla ani kilo verme, ardından da aşırı yasaklar yüzünden kontrolün kaybedilmesi ve ani kilo alımı gibi bir kısır döngüye girildiğinde metabolizma sarsılır. Bunun sonucunda da çok doğal olarak aşırı kilo riski artar. Buna bağlı olarak kişide yeme ihtiyacının tamamen ön plana çıktığı pek çok patolojik sorun ortaya çıkabilir. Bu durumda yapılması gereken; yavaş kilo verdiren, kişiyi korkunç yasaklar içinde boğmayan ve hem yemek hem de rejim olayını yaşamın tek unsuru haline getirmeyen rejimlere yönelmektir.

Çok su içmek zayıflatır mı?
Belli bir diyet ve egzersiz programına bağlı olmadan çok miktarda su içmenin zayıflatıcı bir etkisi yoktur. Buna karşılık rejim yaparken, özellikle su, bitkisel çaylar gibi bol miktarda (en az 1,5 litre) sıvı alınması vücutta biriken toksinlerin atılmasını kolaylaştırmak açısından yararlı olacaktır. Gün içinde hafif bir açlık hissettiğinizde bir büyük bardak su içmek belki de o an için iştahınızı kesebilir ve sizi gereksiz kaloriler almaktan koruyabilir. Özellikle mineral tuzlar açısından zengin suların tercih edilmesi, rejim sırasında vücutta bazı besinlerin tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkan eksikliklerin giderilmesine yardımcı olabilir.

Zayıflamak için suyu öğün aralarında mı içmek gerekir?
Zayıflamak için suyu yemeklerden önce içmek gerekir. Yemek öncesi içilen su mide kapasitesini dolduracağı için tokluk hissi verecektir ve yenilen yemek miktarını azaltacaktır. Yemek aralarında içilen su ise iştah açabilir. Ayrıca sıvı tüketmeden ya da az miktarda sıvı alarak yediğiniz bir yemekte daha çabuk doyarsınız. Ancak lifli yiyeceklerin, bir miktar sıvıyla tüketilmesi lifin şişerek hacim oluşturmasını ve tokluk hissi vermesini sağlayacağı için bu tip besinlerin sıvı gıdalarla veya suyla birlikte alınmamasında yarar vardır.

Sıcak ortamlar zayıflatır mı?
Sauna gibi sıcak ortamlarda terlemeyle kaybedilen, yağ değil sudur. Bu gibi sıcak ortamlar organizmanın toksinlerden arınmasını, kasların gevşemesini, kırgınlığın atılmasını sağlar ama sizi zayıflatmaz.. Mutlaka soğuk suyla yapılan bir duşla tamamlanması gereken sauna seansları, kalp damar, solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları olan kişiler için uygun değildir. Ayrıca kilo kaybetme açısından bakacak olursak soğuk, sıcaktan çok daha etkilidir. Örneğin 18 derece suyla yapılacak bir banyo dakikada 7,2 kalori harcamanızı sağlar.

Alkol şişmanlatır mı?
Bütün alkollü içecekler, hatta içerdiği tannin gibi maddeler sayesinde diğerlerinden daha iyi olduğu iddia edilen şarap bile, az ya da çok oranda kalori içerir. 1 kadeh şarapta 85 kalori varken, 1 kadeh rakıda 335 kalori vardır. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekir.

Diyet ürünleri zayıflatmaya neden olur mu?
Diyet ürünleri zayıflamayı sağlamaz, ancak bu ürünlerin zayıflamaya yardımcı oldukları bilinmektedir. Tabii hangi besin maddesinden söz ettiğiniz de önemli. Süt, yoğurt, peynir ve et gibi ürünler yağı azaltılarak diyet hale getirilirler. Şekerlemeler, çikolatalar, şekerli içecekler şeker yerine tatlandırıcılarla yapılmışlarsa kaloriler azaltılmıştır. Eğer şekerden daha geç emilen sorbitol, fruktoz gibi doğal tatlandırıcılar kullanılmış ise kalorisi normal ürünlerle aynıdır. Ekmek grubu ürünler diyet ürün haline getirilirken lif yönünden zenginleştirilmekte ve yağ eklenmemektedir.

Eski makyaj malzemeleriyle yenilerini yarat!

makya Gönül ister ki, makyaj malzemelerimize her gün bir yenisini ekleyelim, ama maalesef bu çok mümkün değil. Peki kaderimize boyun mu eğeceğiz?

Tabii ki hayır! Akıllı bir kadın olarak malzemelerimizi karıştırıp, yenilerini yaratacağız!

Far + jöle = Kaş şekillendirici

Kaşlarınızın renginden memnun değilsiniz ama kaş kalemleri de çok yapay geliyor. O halde bunu deneyin: Biraz jöle ve kahverengi farı avucunuzda karıştırın, pamuklu çubukla kaşlarınıza sürün. Kaşlarınız hem parlak hem de doğal görünecek!

Allık + Pudra = Bronzlaştırıcı

Bronz bir görünüm için allığınızı tüm yüzünüze sürmeye kalkarsanız, sonuç bir felaket olabilir. Daha yumuşak ve bronz bir görünüm için allığınızı toz pudrayla karıştırarak sürmeyi deneyin.

Kapatıcı + Dudak kalemi = Ruj

En sevdiğiniz dudak kaleminize uygun ruj bulamadınız mı? Dudak kaleminizi kapatıcınızla karıştırarak gerçek ruj efekti yaratabilirsiniz. Kapatıcınızı dudak kontüründen bir milim kadar taşacak şekilde sürün ve üzerine dudak kalemini geçin. İşte efsane olmaya aday dudaklar!

Krem + Sim = Vücut parlatıcısı

Önemli bir partiye katılacaksınız ve haklı olarak vücudunuzun ışıl ışıl olmasını istiyorsunuz. Hemen evde bulunan herhangi bir kremle bir avuç simi karıştırın ve bunu tüm dekoltenize eşit olarak dağıtın!

Sim + Fondöten = Yüz parlatıcısı

Hem cilt kusurlarınızın kapanmasını, hem de ışıl ışıl parlamasını istiyorsanız sim ve fondöten ikilisinden yararlanabilirsiniz. Fondöten ve az miktarda ince dokulu simi iyice karıştırın ve yüzünüze sürün. Sonuca inanamayacaksınız.

Jel sim + Eye- liner = Simli eye- liner

Eye-liner'ın keskin hatlı görüntüsünden hoşlanmıyorsanız, jel simle karıştırarak farklı bir hava elde edebilirsiniz. Önce eye- liner'ını sürün, ardından aynı fırçayla jel simi geçin.

Toz far + oje = Simli oje

İstediğin tonda simli oje bulmakta zorlanıyorsanız, bunu kendiniz de yapabilirsiniz. Simli toz farını ayrı bir kapta ojeyle karıştırın ve tırnağınıza sürün. İstediğiniz renk ojeniz hazır!

Karbonat + Pembe ruj = Beyaz dişler

Dişleriniz çok mu sarı görünüyor? O halde hemen diş fırçanızın üzerine bir miktar karbonat dökün ve iyice fırçalayın. Ardından pembe rujunuzu sürün. Artık bembeyaz dişleriniz var!

Top allık + Fondöten = Vücut bronzlaştırıcı

Top allığınızı önceden dekoltenize sürmüşlüğünüz vardır. Peki bunu şimdi fondöteninizle birlikte denemeye ne dersiniz? Yapmanız gereken tek şey, önce fondöteni, ardından da top allığınızı eşit olarak dekoltenize sürmek. En iyi bronzlaştırıcılara taş çıkartacağından şüpheniz olmasın.

Güzellik Önerileri

üzel Bu garip önerilerin hepsinin mutlaka bir mantığı var...
Bu cümleyi birçok kez duymuşsunuzdur: "Evet biliyorum biraz garip gelecek ama..." Ardından gelen şaşırtıcı öneri, neye ihtiyacınız olursa olsun, mutlaka işe yarıyordur.

Dilerseniz buna kulaktan kulağa güzellik diyelim, ilk duyduğunuzda garip gelse de bu önerilerin hepsinin mutlaka bir mantığı var. Biz de bu önerilerin bir kısmını toplayıp denedik ve kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Saç diplerinizi pudralayın

Saçınız yağlı bir görünüme sahipse, geniş uçlu bir makyaj fırçasını mineral bir pudranın içine batırın. Fırçanın ucunda kalan fazlalığı azaltmak için sapına elinizle hafifçe vurduktan sonra pudrayı saç diplerinize uygulayın.Uyguladığınız pudra fazla yağı emerek saç tutamlarınız arasına karışacak. İnanın, kimse duş almaya vaktiniz olmadığını anlayamayacak.

Tutamlarınıza parfüm sıkın

Saçlarınıza az bir miktar parfüm sıkın. Büyük uçlu bir fırça yardımıyla saç diplerinizden başlayarak uçlarına kadar tarayıp kokuyu dağıtın. Tüm gün muhteşem kokacaksınız.

Uçuşan tellerinizi yatıştırın

Saç spreyini uyguladıktan sonra, kutusunu yatay şekilde tutarak saçınızın üzerine baskı uygulayın. Yuvarlak formdaki sprey kutusu basınızın kavisli formuna uyum sağlayarak spreyi saçınıza hapsedecek ve elektriklenmeyi engelleyecek.

Fırçanıza saç spreyi uygulayın

Saçlarınızı kuruttuktan sonra fırçanızın üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçınızı tarayın. Böylelikle saçlarınız kaskatı olmadan hacmini ve parlaklığını koruyacak.

Akan makyajınızı düzeltin

Makyajınızı yeniden yapmak için zamanınız yoksa bir kulak pamuğunu makyaj temizleyicisine batırın ve makyajınızın yalnızca akmış veya bulaşmış bölgelerini silin.

İnatçı rujlara makyaj temizleyicisi

Kırmızı ruju ovalayarak çıkarmaya çalışmayın. Ruj ağzınızın çevresine dağılarak kötü bir görüntüye sebep olabilir. Bunun yerine, küçük bir makyaj pamuğunu veya kâğıt mendili makyaj temizleyicisine batırıp rujunuzu silmeniz daha uygun olacaktır.

Tırnağınızı yapıştırın

Kırıldığı zaman tırnağınızı koparmak yerine, bir damla japon yapıştırıcısını kırıldığı yere damlatın. Üzerine en sevdiğiniz ojeden yoğun bir tabaka sürün. Kırık çizgiyi gizlemek için kırmızı, bordo veya mercan gibi ışık geçirmeyen mat renkleri tercih etmelisiniz.

Bitki yağından yararlanın

Tırnakların etrafını çevreleyen ölü derilerin sertleşip şeytantırnağına dönüşmemesi için, bu bölgelere bir miktar kayısı yağı damlatın.

Kaşlarınız göz kremiyle kontrol altında

Yoğun bir göz kremini kaşlarınıza uygulayarak onları da nemlendirmeniz mümkün. Ayrıca kepeğe benzeyen o beyaz zerreciklerden de kurtulmuş olacaksınız.

Kaşlarınızı diş fırçasıyla tarayın

Kullanılmamış nemli bir diş veya kaş fırçasının üzerine saç spreyi sıkarak kaşlarınızı rahatça düzleştirip şekle sokabilirsiniz.

Kuru bölgelerinize pişik kremi sürün

Çatlak dirsek ve ayak topuklarınızı yumuşatmak için bu bölgelere yoğun bir tabaka halinde pişik kremi uygulayın.

Nemlendiricinize bebek yağı katın

Parlak ama çok yağlı görünmeyen bacaklara sahip olmak için günlük vücut nemlendiricinizin içine bir damla bebek yağı ekleyin.

Uçuğunuzu kremle yatıştırın

Uçuğun çıkmaya başladığını hissettiğiniz anda üzerine bir miktar yoğun formüllü nemlendirici sürerek daha kötü bir hale gelmesini önlemiş olursunuz.

Sabunu susuz kullanın

Kullanmaya kıyamadığınız sabunlarınızı iç çamaşır çekmecenize veya tişörtlerinizin durduğu rafa koyarsanız, bunları giydiğinizde harika kokarsınız.

Kızarıklığınızı giderin

Spordan sonra oluşan kızarıklığınız saatlerce sürüyorsa, spor salonundan çıkmadan önce antihistaminik etkili bir ilaç kullanabilirsiniz. Öncesinde mutlaka doktorunuza danışın.

Sivilce üzerine diş macunu sürün

Sadece bir bezelye büyüklüğünde uygulayın. Diş macunu sivilcenin yağını emerek daha fazla büyümesini engeller. 15 dakika sonra yüzünüzü yıkayın.

Koltuk altınıza peeling

Eğer koltuk altlarınız kuruyor ve pul pul dökülüyorsa narin bir vücut peeling'i ile bu bölgeyi yumuşatabilirsiniz. Böylelikle yaz aylarında kolsuz giysilerinizi gönül rahatlığıyla giyebilirsiniz.

Göz kaleminizi dondurun

Göz kaleminizin ucu uygulama sırasında dağılıyorsa, onu 15 dakikalığına buzluğa koyun. Çıkardığınızda ucunun sert olduğunu ve cildinizde rahatça hareket ettiğini hissedeceksiniz.

Sirkeyle parlayın

Bir ölçek sirkeyi dört ölçek sodayla karıştırın ve saçınızı bu karışımla ıslatın. 15 dakika boyunca saçınızda kalmasına özen gösterin. Böylece istediğiniz parlaklığa kavuşabileceksiniz.

Kirpik kıvırıcınızı ısıtınz

Kirpikleriniz dümdüzse, metal kirpik kıvırıcınızı birkaç dakikalığına fönle ısıtın. Böylelikle kirpikleriniz daha kolay şekil alacak. Ayrıca suya dayanıklı bir maskara uygulayın. Diğer maskaralardan daha hızlı kuruduğu için kirpiklerin kıvrımını daha etkili bir şekilde belli edecektir.

Kirpiklerinizi yumuşatın

Gözlerinize makyaj yapmadan ilgi çekmek için, kirpiklerinizin ucuna birkaç damla vazelin uygulayıp tarayın. Böylece seksi ve parlak bakışlara sahip olacaksınız.

El kreminizi otobronzan ile harmanlayın

Solaryuma gitmeyi tercih etmiyorsanız birkaç damla bronzlaştırıcı kremi el kreminizle karıştırın ve bu karışımı bacaklarınıza sürün. Böylelikle hafta sonu tatile gitmişsiniz imajını rahatlıkla yaratabilirsiniz.

kadın Vücudunuzu avokado ile yumuşatın

Taze bir avokado satın alın. Çekirdeğini çıkartıp kabuklarını soyun ve meyveyi tüm vücudunuzda gezdirin. Bu işleme 20 dakika boyunca devam ettikten sonra duşa girin. Avokado meyvesi doğal bir nemlendirici olduğu için cildinizin ne kadar yumuşadığına inanamayacaksınız.

Lekelerin üzerine çay torbası

Eğer cildiniz bir sebepten ötürü tahriş olmuş ve şişmişse, demli ama soğuk bir poşet yeşil çayı cildinizin üzerine yerleştirin. İki üç dakika kadar tutun. Yeşil çayın içeriğindeki antioksidanlar kızarıklığı dindirecektir.

Nasırlarınızı vazelin ile iyileştirin

Yatmadan önce nasırlarınıza vazelin uygulayın. Ardından çoraplarınızı giyin ve yatın. Sertleşmiş nasırlarınızı, vazelin gece boyunca yumuşatacak.

Bacaklarınızı saç kremiyle tıraş edin

Tıraş köpüğünüz bittiyse onun yerine saç kremi kullanabilirsiniz. Bu krem, tüylerinizi yumuşatarak tıraşı kolaylaştıracak ve bacaklarınızı da ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturacak.

Cildinizi kabartma tozuyla parlatın

Uyguladığınız bir otobronzan sonrasında cildinizde çizgiler meydana geldiyse, banyo lifinin üzerine koyacağınız bir miktar kabartma tozu ile cildinizi ovarak bu çizgilerden kurtulabilirsiniz.

Vücut kreminizi kişiselleştirin Parfümlü vücut ürünlerine tonlarca para ödemek yerine kendi kreminizi kendiniz yapabilirsiniz. Kokusuz bir kreme damlatacağınız birkaç damla parfüm ile saatlerce istediğiniz gibi kokmanın keyfine varın.

Buklelerinizi doğal kurutun

Islak saçlarınızın, fön kullanmadan doğal yollarla kurumasını bekleyin. Böylelikle, bukleleriniz daha yuvarlak ve doğal duracak.

Dişlerinizi ağız gargarası ile fırçalayın Eve geç geldiğiniz gecelerde kendinizi dişlerinizi temizleyemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız, ağzınızı bir gargara ile çalkalayın. Ardından kuru diş fırçanızla diş etlerinizin dişlerinizle buluştuğu noktaları hafifçe fırçalayın.

Narin cildinizi tuvalet kâğıdı ile kurulayın

Yüzünüzü, tahriş eden bir havluyla kurulamak yerine, kâğıt havluyla hafif hafif dokundurarak ıslaklığını alın. Kâğıt havlu narin cildinize çok yumuşak bir his verecek.

Yumurta beyazından maske uygulayın Yorgun düşmüş cildinizi, cilt bakımına gitmek yerine evde uygulanan metotlarla da canlandırmanız mümkün. Kırdığınız bir yumurtanın sarısı ile beyazını ayırın. Ayırdığınız beyazı cildinize maske şeklinde yayın. Yumurtadaki proteinler cildinizin nemini geri kazanmasını sağlayarak onu iyileştirecektir. Beş dakika sonra yüzünüzü yıkayabilirsiniz.

Sevgilinize yapmamanız gereken davranışlar

ask2 İlişkiler öyle hassas dengeler üzerine kuruludur ki, küçücük bir davranış ilişkiyi bitirebilir. Bu konuda suçu tamamen kadınlara atmamak gerekir ama suçlu, genellikle bizim sabırsız davranışlarımızdır. İşte sevgilinizi sizden uzaklaştırabilecek, yapmamanız gereken davranışlar....

İlk bakışta kusursuz gibi görünen, mutlu sona doğru giden ilişkiler, bir anda bitiverebilir.

Suçu tamamen kadınlara atmak istemeyiz, ancak bu ani sonların sorumlusu çoğu zaman biziz, daha doğrusu sabırsız davranışlarımız. Açık konuşmak gerekirse, ilişkiyi bir an önce ilerletmek yolundaki davranışlarımız, ne yazık ki ters tepki yaratıyor ve erkekleri paniğe sokuyor. "İlişkide aceleci davranmak zararlıdır. Etapları atlayarak bir an önce samimiyete ulaşılmaz" diyor psikolog James Houran. "Samimiyeti zorlamak, erkekleri sinirli ve şüpheci yapar, bu da ilişkinin sonunu getirebilir" diyor aynı uzman.

Sevgilinizi paniğe sürüklemek istemiyorsanız, Cosmopolitan dergisinin önerilerine kulak verin.

1. Yavaşlatma Hareketi Eşyalarınızı onun evinde bırakmayın. "Onunla iki kez buluşmuştum, ama kafama yatmıştı. Tam bana göre biri olduğunu düşünürken, baktım ki birkaç hafta sonra özel eşyalarını evimde bırakmaya başladı. Bir gün banyoda bir paket ped buldum, başka bir gün salonda onun DVD'lerini, yatak odasında da birkaç kıyafetini... Kapının anahtarını ne zaman isteyeceğini merak etmeye başlamıştım. Sonra onunla buluşmaktan vazgeçtim" diyor 34 yaşındaki Sedat. Bazı özel eşyalarınızı onun evinde bırakmak size zararsız bir davranış olarak görünse de, erkeklerin çoğu bunu bir evcilik oyunu olarak değerlendirir. Hiçbir erkeğin erkenden bağlanmayı göze almayacağını düşünecek olursanız, evine yerleşmeye çalışmakla büyük bir hata yaptığınızı siz de görebilirsiniz. Evine eşyalarını bırakırsanız, düzenli olarak orada bulunmak istediğiniz mesajını verirsiniz. "Sevgiliniz, amacınızın, onun hayatında kalıcı bir rol kazanmak olduğunu düşünür. Hiçbir erkek, sizin sevgiliniz de, geleceği erkenden düşünmek istemez. Yani, siz sabırsızlıkla gaz pedalına yüklenirken, sevgilinizin ayağı ilişkiyi frenleyecek pedalı arayacaktır." Geceyi sevgilinizde geçirecekseniz, bir diş fırçası veya temiz iç çamaşırı getirmeyin demiyoruz, ama bu eşyaları banyosunun dolabı veya ilaç rafı gibi, göz önündeki yerlerde bırakmayın. İlişkiniz üç aydan daha eskiyse ve henüz size ait bir çekmece veya ufak bir yeriniz yoksa, bunu dile getirebilirsiniz. Birkaç önemli eşyanızı saklayacak bir yere ihtiyacınız olduğunu söylerseniz, sevgiliniz sizi anlayacaktır. Sonuçta lens temizleme losyonunuzu her gün çantanızda taşıyamazsınız.

2. Yavaşlatma Hareketi

* Duygusal bagajınızı tek başınıza taşıyın. Siz siz olun, kız arkadaşınızla paylaşmaktan çekinmediğiniz acı çocukluk hikayelerinizi veya eski ilişkilerinizin detaylarını yeni sevgilinizle paylaşmayın. Çok iyi tanımadığınız bir erkeğe, geçmişinizle ilgili özel bilgiler verirseniz, onu ürkütmekten başka bir şey elde edemezsiniz. Ondan duygusal çözüntünüzü unutturmasını veya size acı vermeyeceğine dair söz vermesini istediğinizi düşünebilir. 32 yaşındaki Hakan, benzer bir durumu şöyle anlatıyor: "Üçüncü buluşmada kız arkadaşım eski sevgilisinin kaba konuşmalarından rahatsız olduğunu anlatmıştı. Sanki benden kusursuz davranma sözü koparmak istiyordu. Sonunda buna hazır olmadığıma karar verdim." En iyisi hayatınızla ilgili hoş olmayan detayları, ilişkinin daha geç evrelerine saklayın.
3. Yavaşlatma Hareketi

* Arkadaşlarını, kendi arkadaşlarınız gibi görmeyin. Sevgilinizin erkek arkadaşlarına verdiğiniz önemi gördükçe, bir an önce onlarla kaynaşmak istemeniz normal. Ancak onlara yakın olma çabanızda ölçülü davranmazsanız, sevgiliniz davranışlarına bir anlam veremeyecektir. Ne olmak istediğinizi anlamayacaktır: Sevgilisi mi, yoksa grubunun bir parçası mı? İlişkinin ilk haftalarında erkek arkadaşlarıyla fazla vakit geçirmeyin. Bırakın ilk önce o sizi grubuyla tanıştırsın. Sevgilinizin istediği zaman arkadaşlarıyla tanışırsanız, onlar tarafından kabul görme şansınız daha fazla olur. Onun için önemli olduğunuzu anlayan arkadaşları, sizi daha kolay kabul edecektir.

4. Yavaşlatma Hareketi

* Hafta sonlarını işgal etmeyin. Kısa süredir birlikte olmanıza rağmen, hafta sonu için birbirinden hoş programlar mı yaptınız? Ne güzel, ama yine de her hafta sonu sizinle birlikte olacağını düşünmek için henüz erken: "Üç hafta sonunu onunla geçirdikten sonra, yeni sevgilim otomatik olarak cumartesi akşamı için ortak planlar yapmaya başladı. Ondan gerçekten hoşlanmama rağmen, benim hafta sonlarımın bizim hafta sonlarımız olmasına henüz hazır değildim" diyor 31 yaşındaki Eren. Henüz herkes sizi onun sevgilisi olarak tanımıyorsa, cuma akşamından pazar akşamına kadar onun boş vaktine el koymaya kalkışmayın. Hafta sonunu birlikte geçirmek istiyorsanız, ama o henüz planlarını açıklamadıysa, kendi programınızı anlatın. Ondan katılmasını istediğinizi, ancak illa ki olumlu cevap beklemediğinizi belli edin.