| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )






ღ Her Kadın Güzeldir ღ
Google

Her Kadın Güzeldir

28 "sağlık" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"sağlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Göbek eritmenin yolları / Video

öbekeritmeFazla kilolarınızdan bir türlü kurtulamıyorsanız bu önerilere kulak verin...

Göbeğinizden bir an önce kurtulmak istiyorsanız egzersiz konusunda bilinçlenmelisiniz... Dört tane ana karın kası grubu vardır. Bunlar üst karın ve alt karın kaslarımız ve çapraz karın kaslarıdır. Kısa mekikler yapmak üst karnı aktif olarak çalıştırır yani yattığımız yerden doğrulmaya çalışmak...

Her iki bacağımızı yerden 15-20 santim kaldırıp indirmeye çalışmak, havada bisiklet pedalı çevirir gibi hareketler yapmak ise alt karnı çalıştırır. Yattığımız yerden çapraz doğrulmaya çalışmak da çapraz karın kaslarını çalıştırır. Karın kasları kuvvetlendiğinde duruş düzelir, bel ağrıları azalır. Görünüm olarak çok daha genç bir duruş sağlanır. Çalışan kasın üzerinde yağ birikimi oluşmaz, kuvvetli karın kası olanların ileri yaşta karın bölgesinden fıtık oluşumu engellenir. Birkaç dakikalık hareket size sağlık olarak geri döner.

Yürürken göbek eritin

Örneğin otururken karın kasınızı kasılı tutun, on saniye içinizde havayı tutun sonra bırakın. İzometrik dediğimiz kasılmalar karın kasımızı korur. Ayrıca yürürken insanlar karın kaslarını kasılı olarak yürüdüklerinde aktif olarak karın kaslarını çalıştırmış olurlar. Bunlar alışkanlık haline de getirilebilir. Bu alışkanlık aynı zamanda size çok daha dik bir duruş kazandıracaktır. Karın kaslarınızı çalıştırırken bir yandan da yanlış duruş pozisyonlarınızı da düzeltmeniz mümkün olabilir.

Otomobil kullanırken göbek eritin

Herkes otururken, otomobil kullanırken karın kaslarını sıkılı tutup bırakabilir... Sıkmak, beklemek ve gevşemek önemlidir. Oturduğunuz yerden çapraz karın kaslarını çalıştırmak adına çapraz yönde sağ elinizi sol dizinizi geçecek yönde çevirerek ve sonra aksi yönde tekrarlayarak kasları sıkıp bırakarak çalıştırabilirsiniz. Üst karın kaslarını otururken çalıştırmak zordur, otururken en fazla yapabileceğiniz boynunuzu iyice öne doğru eğip çenenizi göğsünüze yaslayıp bir miktar çalıştırmaktır. Karın kasları gerçekten çok önemlidir; insanın duruşunu, bel sağlığını ve bütün olarak da omurga sağlığını etkiler. O nedenle mutlaka gerekli özen gösterilmelidir. Oturduğunuz yerde bu egzersizleri yapmayı bir alışkanlık haline getirin. Böylece 'spora zamanım yok' diye bahaneniz de kalmaz.


 


 

Gözlerdeki Şişlik

ozkapagi Şiş gözler nasıl iner?Gözlerin veya gözaltı torbalarının şiş görünmesinin nedenleri ve sorunu gidermek için yapabilecekleriniz.

Gözaltı torbalarının şiş görünmesinin birçok nedeni olabilir. Nedenleri doğru belirlenip uygun tedavi edildiği takdirde sorun çözülür. Gözü besleyen kanalların yavaş akması sonucu gözlerde şişlik oluşabilir. Sürülecek bir solüsyon ile ilgili kanalların daha iyi akışı sağlanabilir. Derin nefes alma, masaj ve egzersiz de size yardımcı olur. 10 kez derin nefes alın, 10 kez gözlerinizi altından ve üstünden kukla oynatır gibi çekin.

Gebelik - Hamilelik testi

test Hamile olduğundan şüphelenen ve adet gecikmesi yaşayan pekçok kadın eczaneden kolayca temin ettiği gebelik testi ile hamile olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Bu hem son derece ucuz, hem kolay hem de özel bir yöntemdir. Özeldir çünkü testi uygulayan kadından başka kimse sonucu bilemez. Pekçok kadın için bu önemli bir özelliktir. Kadın hamile olup olmadığını herkesten önce öğrenmek ve bu özel anı doyasıya yaşamak ister. Tam tersi şekilde istenmeyen bir gebelikten korkan kadın da hamile olup olmadığını başkalarının bilmesini istemeyebilir. Her yıl tüm dünyada milyonlarca gebelik testi satılmaktadır. Evde yapılan gebelik testi anlamında "home pregnancy test" (HPT) olarak adlandırılan bu yararlı kitler her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Hatalı pozitif ya da hatalı negatif sonuçlar kişide hem psikolojik hem de fiziksel travmaya neden olabilir. Bu nedenle gebelik testi kitlerini kullanırken çok dikkatli olmak gerekir.

HPT gebeliği nasıl saptar?
Bir gebelik oluştuğunda herhangi bir testin bu gebeliği saptayabilmesi için hCG adı verilen hormonun varlığı temel şarttır. hCG yalnızca gebelikte salgılanan bir hormondur ve salgılanabilmesi için döllenmiş yumurtanın blastokist aşamasına ulaşıp rahim içine yerleşmesi gerekir. Bu genelde yumurtlamayı takiben 6-10 gün içinde meydana gelen bir olaydır. Teorik olarak hCG döllenmeyi takip eden 9. gün civarında salgılanmaya başlar. Hormonun kanda yeterli düzeye ulaşıp idrarla da atılması için ek zamana gerek vardır. Çok erken dönemlerde hormon kanda yükselmeye başlamasına rağmen idrarl atılması gecikebilir. Normalde gebe olmayan bir kadında kandaki hCG düzeyi mililitrede 10 milienternasyonel üniteden (mIU) daha düşüktür.


HPT'nin hassasiyeti ne demektir?
HPT'nin hassasiyeti idrarda saptayabildiği en düşük miktardaki hCG değeri anlamına gelir.

Bugün piyasada satılan pekçok gebelik testinin hassasiyeti 20-50 mIU/mL arasındadır. Yani hCG değeri 20-50 mIU/mL'nin altındaysa test sonuç vermez.

Oysa kan testi hCG değerini tam olarak yansıtır.Bu nedenle kan testi daha adet gecikmesi ortaya çıkmadan sonuç verebilir.

Testin duyarlılığı yani hassasiyeti ne kadar yüksekse yani ölçebildiği hCG düzeyi ne kadar düşükse gebeliği erken dönemde gösterme olasılığı da o kadar yüksektir.


HPT nasıl yapılır?

Her gebelik testinin kendine ait özellikleri olabilir. Bu nedenle eczaneden test aldığınızda kullanma talimatını mutlaka okuyunuz.

Test için en uygun örnek orta akım idrarıdır. Yani idrar yapmaya başlayıp biraz idrarı boşa akıttıktan sonra idrar örneği almanız daha uygundur. Testin özelliğine göre idrarınızı bir kaba alıp damlalık ile damlatmanız, idrar kabına batırmanız ya da direkt olarak idrarınızı yaparken testi akan idrara tutmanız uygulanabilecek yöntemlerdir.

HPT en erken ne zaman sonuç verir?
"Arkadaşımla ilişkide bulundum daha sonra hemen gidip gebelik testi aldım sonuç negatif çıktı. Kesinlikle hamile olmadığımdan emin olabilirmiyim?" şeklinde sorular sıkça sorulmaktadır. Bu kadar erken dönemde gebelik olup olmadığını ancak Tanrı bilebilir.

Daha öncede belirttiğimiz gibi gebelik testinde gebeliğin saptanabilmesi için embryonun rahim içine yerleşmiş olması gerekir. Bu nedenle test en erken yumurtlamadan sonraki 8-9. günde saptanabilir. Ancak yumurtlamanın geç olması, embryonun beklenenden daha geç yerleşmesi gibi nedenler ile bu dönemde yapılan idrar testi genelde negatif çıkar. Bu dönemde yapılan gebelik testinin negatif çıkması hatalı negatif anlamına gelmez ve hamile olmadığınızı göstermez. En akılcı ve ekonomik yaklaşım adet kanamasını beklemek eğer gecikme olursa test yapmaktır.


2001 Ekim ayında JAMA dergisinde yayınlanan geniş kapsamlı bir araştırmada adet gecikmesinin olduğu günde yapılan idrarda gebelik testinin duyarlılığının %90 olduğu saptanmıştır (JAMA. 2001;286-1759-1761). Geriye kalan %10 olguda daha henüz embryo rahime bile yerleşmemiştir. Yine aynı çalışmaya göre bu testlerin duyarlılığı en fazla adet gecikmesinden 1 hafta sonra olmakta ve %97'ye kadar çıkmaktadır.


Bu nedenle adet gecikmesinin takip eden 1-2 günde yapılan test negatif çıktığında mutlaka 1 hafta sonra test yeniden yapılmalıdır.

Testi yapmadan önce idrar ne süre ile tutulmalıdır?
Testi yaptığınız gün ne kadar geçse idrar tutmanız gereken süre o kadar azdır. Örneğin beklediğiniz adet kanaması 1 hafta geçmiş ise idrar tutmadan herhangi bir zamanda testi yapabilirsiniz. Öte yandan adet kanamasını beklediğiniz gündeyseniz ya da adet kanamanız 1-2 gün geciktiyse bu durumda 4 saat idrar yapmayıp daha sonra testi yapmalısınız.

Test nasıl yorumlanır?

Piyasada satılan değişik markalardaki idrar testleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle kullndığınız testin kullanma talimatını mutlaka dikatlice okuyunuz.

Genelde idrar testlerinde 3 tane pencere bulunur. Bunlardan birine idrar örneği damlatılırken yan yana bulunan iki pencereye bakılarak test yorumlanır. Bu pencerelerden birisi testin doğru şekilde yapılıp yapılmadığınız gösterir (kontrol penceresi). Diğer pencere ise pozitif ya da negatif sonucu verir. Pozitif sonuç varlığında bu penceresinde ya bir çizgi ya da artı işareti çıkar. Sonuç penceresindeki çizginin renginin açık ya da koyu olması anlamını değiştirmez. Bu her durumda pozitif sonuç demektir. Bazı testlerde ise sonuç peceresinde artı ya da eksi işareti belirir. Artı pozitif sonucu yani gebeliği, eksi ise gebelik olmadığını gösterir.

Gebelik testinin sonucu okunurken testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman süresince beklenmelidir. Bazı durumlarda test negatif olmasına rağmen bir süre daha beklendiğinde hafif bir çizgi ortaya çıkabilir. Bu şüpheli sonucu belirtir. Ya hamile olmanıza rağmen hCG değeri testin saptayabileceği düzeylere ulaşmamıştır ya da hamiel değilsinizdir ancak test reaksiyon vermektedir. Her iki durumda da testin 1-2 gün sonra tekrar edilmesi ya da kanda gebelik testi yapılması uygundur. İdeal olan testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman sonrasında sonucu yorumlamaktır.


Test neden hatalı sonuç verir?

Testin hatalı negatif sonuç vermesinin temel nedeni duyarlılığının kandaki düşük düzeydeki hCG değerlerini saptamaya yetmemesidir. Testin erken yapılması bunda en önemli faktördür. Testin bozuk ya da son kullanım tarihinin geçmiş olması da bir diğer etkendir.

Hatalı pozitif sonuçlar ise daha nadir görülür. Bu gibi durumlarda bazen idrardaki başka bir hormona (örneğin LH) çapraz reaksiyon gelişebilir. Bir başka neden de kimyasal gebeliklerdir. Çok erken dönemde test pozitif çıkmasına rağmen daha sonra klinik olarak gebelik fark edilemeden embryo canlılığını yitirir ve kan hCG değerleri düşmeye başlar.


İnfertilite tedavilerinde yumurta çatlatmak amacıyla yapılan hCG enjeksiyonları sonrasında da hatalı pozitif sonuçlar görülebilir. Bu nedenle test son hCG enjeksiyonundan 10-14 gün sonra yapılmalıdır.

Testin hatalı pozitif sonuç vermesi oldukça nadirdir.Bu nedenle pozitif sonuç varlığında ek incelemeye gerek duyulmazken negatif olması mutlaka gebe olunmadığı anlamına gelmez

Kullanılan ilaçlar ya da enfeksiyonlar hatalı sonuçlara neden olabilir mi? İçinde hCG içermeyen ilaçlar hatalı sonuca neden olmaz. Kısırlık tedavisinde kullanılan yumurtlama uyarıcı ilaçlar da dahil olmak üzere hiç bir antibiyotik, ağrıkesici, doğum kontrol hapı testin hatalı sonuç vermesine neden olmaz ya da gebelik varlığında testin pozitifleşme sürecini geciktirmez. Benzer şekilde tütün ürünleri ve alkol de HPT'lerin doğru sonuç vermesini engellemez.

Uyarılar

Her türlü adet gecikmesi mutlaka değerlendirilmesi gereken önemli bir sağlık sorunudur. Testin negatif çıkması durumunda eğer adet kanamanız hala daha başlamadıysa mutlaka jinekoloğunuzla görüşmelisiniz.

Testin pozitif olması normal bir gebelik olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle gebeliğin varlığını teyit etmek ve dış gebelik başta olmak üzere bazı erken gebelik komplikasyonlarına yenik düşmemek için kontrol şarttır. Öte yandan adet gecikmesi olan bir kadında testin negatif sonuç vermesi gebeliğin ilerlemesine neden olacaktır. Bu sırada gebelikte kullanılmaması gereken maddeleri kullanmanız ya da gebelik için uygun olmayan davranışlarda bulunmanız bebeğinize zarar verebilir. Bunun istenmeyen bir gebelik olması durumunda ise sonlandırılması için yasal sınır aşılabilir.

Her adet gecikmesi durumunda test pozitif ya da negatif olsun mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz.

Saçlarınız çabuk uzasın !

uzun saç Saçlarınızın daha hızlı uzamasını ister misiniz ?
Saç köklerimiz saç tellerine hayat veren organlarımızdır. Saç köklerimiz normal koşullarda saç tellerine yeni kısımlar ekliyerek saçları uzatırlar. Günümüzde saç yapımını hızlandıracak bir çözüm henüz bilinmemektedir.

Bazı ilaçların kullanımı, beslenme bozuklukları stress gibi faktörlere bağlı olarak saç uzamasında yavaşlama olasıdır. Saç köklerinin beslenmesini bozan durumlarda da saç uzaması yavaşlar. Sigara yine damaraları büzücü etkisi ile kan dolaşımını bozan ve besinlerin, oksijenin hücrelere ulaşımını engelleyen bir faktördür. Dikkat edilecek olursa saç uzamasını olumsuz yönde etkileyen faktörler yaşantımızda sık karşılaştığımız faktörler. Saçlarının hızlı uzamasını isteyen kişileride etkileyen faktörlerdir.Saç yapımı ile ilgili olarak bazı vitaminlerin önemli olduğu günümüzde biliniyor. Ancak bu vitamin ve mineraller günlük beslenmemiz yolu ile zaten alınan vitaminlerdir. Zaman zaman takviye olarak bu tip vitaminlerden almak eksiklik varsa düzeltir. www.kadinca.net

Saçların uzamasını hızlandırmak için yapılacak en iyi şey saçların uzamasını azaltan faktörler ile savaşmaktır.

Sağlıklı beslenme, özellikle sebze ve meyvaların ağırlıklı olduğu beslenme tarzları, bol su içmek, düzenli ve yeterli uyku çok önemlidir. Stress yine salgılattığı adrenalin gibi hormonlar yolu ile damarlarda daralmaya yol açar ve saç köklerinde beslenmeyi bozar. Stresi düşürecek önlemlerde saç uzması açısından önemlidir. Sigara içerdiği nikotin ve karbon mono oksit gazı ile olumsuz etkileri olan bir faktördür. Nikotin damarları daraltırken, karbon mono oksit gazı kanda oksijen taşınmasını bozarak hücre beslenmesini bozarlar. Yeterli besin ve oksijen alamayan saç köklerinin normal üretimlerini yapması zordur. Saç derisine uygulanacak sıcak havlular, hafif masajlar bu bölgede dolaşımı arttıtacak ve saç köklerinin normal beslenmesini sağlayacaktır.

Kilo almamanın püf noktaları

diyet04 En çok bayanlar kilolarından şikayetçi oldukları için burda yayınlayayım dedim Siz benim hakkımı nasıl ödüyeceksiniz bilmiyomkine Gece Oburluğunu bırakın, "su içsem yarıyor demeyin.2 Hızlı yemeyin, yemeklerin tadını daha çok hisederek yemeye çalışın. Öğün atlamanın çözüm olmadığı bilin, gün içinde sık ama az yiyin.

Sabahları kalkar kalkmaz bir bardak su içmeye alışın, iştahınızı bastırır. Kana çabuk karışabilen, kolalı ve sodalı içicekler, kremalı pastalardan, tatlılardan, fast food türü doymuş yağ ihtiva eden yiyeceklerden kaçının. Çayı şekersiz içmeye alışın, aşırı çay içmeyin.Televizyondaki yiyecek ve içeceklerle ilgili reklam ve programları seyretmeyin.KADINCA.NET
Ciklet çiğneyerek tükürük bezlerinizin tükürük salgılamısını arttırmasına vesile olmayın, böylece iştahınızın açılmasına engel olun.
Sabahları Mutlaka kahvaltınızı yapın ve metobolizmanızı hızlandırın.
Yürüyerek gidebileceğiniz bir yer için araç kullanmayın.
Okurken ve televizyon seyrederken dik oturun, düz durun ve böylece daha çok kalori yakabilmenizi sağlayın,
Salam, sucuk ve sosis türü yiyecekleri unuttun, hatırlamayın.

Canlanın, aktif olun, gücünüzü arttırın, yolunuzu uzatın, ısınarak gevşeyin, daha sık daha az yiyin, farklı egzersizler yapın.
Yemekten sonra alışverişe çıkmaya çalışın.

Bol bol su için, derin derin nefes alın, hazır yemeklerden kaçının, serin yerde uyuyun.
Hızlı kilo vermekten sakının, kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyin, uzmanlara danışın

Seksi bir kadın mısınız ?

natalia Seksi bulunan kadınsal özelliklerin modası neden hiç geçmiyor dersiniz ?
1960'lı yıllarda zarafetin ve inceliğin sembolü olarak döneme adını yazdıran model Twiggy döneminden bu yana olabildiğince zayıf olmak için uğraşıyoruz. 1 haftada 3 kilo diyeti, karpuz diyeti, peynir diyeti, sadece basenleri eriten diyet, avokado diyeti vs vs...

Çünkü erkekler öyle istiyor! Peki, bundan gerçekten emin miyiz? Erkekler gerçekten de olabildiğince zayıf, bir deri bir kemik kadınlardan mı hoşlanıyor?

Bize göre evet! Ama bilim adamlarına göre kesinlikle hayır! Araştırma sonuçlarına bakılırsa, 21. Yüzyıl erkeğinin ideal kadın tipi, bundan 60 yıl öncekiyle neredeyse aynı.

California Üniversitesi tarafından toplam 100 denek üzerinde yapılan bir araştırma, erkeklerin çekici bulduğu kadınların özelliklerinin hemen hemen aynı olduğunu doğruluyor. İşte erkeklerin gözünden kadını kadın yapan özellikler...

Dolgun dudak

Kadinlar, dudakları ağzin içinde değil de disinda olan tek memeli! Zoologlar, dudakların kadının genital organlarinin aynası olacak şekilde sonradan geliştiğine inanıyorlar. Çünkü vücudun bu her iki parçası da aynı büyüklük ve kalınlıkta ve seks anında her ikisi de genişleyip kanla doluyor.

Bu "genital eko" denen olay, erkeğe verilen ilk sinyallerden. Yapılan araştırmada erkeklerin yüzde 56'sı dolgun dudakları daha seksi buluyor ama biçimli olmak şartıyla!

Küçük burun

Küçük bir burun, çocuksuluğu çağrıştırıyor ve erkekte koruma içgüdüsünü uyandırıyor. Çizgi film yaratıcılarının kız kahramanlarının gözlerini büyük, burunlarını ise küçücük yapması bir tesadüf değil.

Uzun saç

Sarışın kadınların, esmer kadınlara göre östrojen hormonlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiş. Bu, erkek gözünde sarışınların daha verimli olarak kodlanmasına sebep oluyor.

İngiltere'de yapılan bir araştırmada, erkeklerin yüzde 74'ü uzun saçlı kadınları tercih ettiğini söylerken, sadece yüzde 12 si kısa saçlı kadınlar için oy kullanmış.

Atletik vücut

Atletik bir kadın vücudu erkeğe, sağlıklı çocuklar taşıyabilecek ve gerekirse tehlikeden koruyabilecek bir dişi imajı veriyor.

Birçok erkeğin, dolgun vücutlu ya da kilolu bir kadını, zayıf bir kadına tercih etmesinin esas sebebi, vücuttaki daha fazla yağın daha iyi emzirme demek olduğunu içgüdüsel olarak bilmesi.

Dünyanın en seksi kadınlarından biri olan Marilyn Monroe, tam 44 bedendi ve hiç de zarif sayılmazdı!

Büyük gögüsler

Göğüslerin boyutu doğurganlıkla doğrudan bağlantılı olmasa da, büyük göğüsler erkekler tarafından daha çekici bulunuyor.

Araştırma sonuçlarına göre erkelerin yüzde 59'u partnerinin göğüslerinin büyük olmasını tercih ettiğini gösteriyor.

Uzun bacaklar

Hiç düşündünüz mü uzun bacaklar neden daha seksidir? Bunun arkasındaki prensip aslında çok basit. Bir kadının bacakları uzadıkça bu iki bacağın birleştiği kısım göze daha çok görünür olur.

Bilim adamları eğer bir kadının cinsel organı kollarının altında olsaydı, bacaklara ikinci bir bakışın bile atılmayacağını savunuyor.

Periyodumuzun 14 ve 18 inci günleri arasında, yani tam da yumurtlama döneminde, daha yüksek topuklu ayakkabılar ve daha çarpıcı kıyafetler giyeriz.

Ayrıca düz bir karın, yuvarlak kalçalar, düzgün ve kavisli bir sırt, uzun bir boyun yine erkeklerin kadınlarda seksi bulduğu özellikler...

HİV Enfeksiyonu ve AİDS

HİV Enfeksiyonu ve AİDS İngilizce, Human Immunodeficiency Virus (Edinsel Bağışıklık Yetmezlik Sendromu) kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur.

AIDS, insan bağışık yetmezlik virüsünün (HİV) neden olduğu bir hastalıktır. Adı, İngilizce, Human Immunodeficiency Virus (Edinsel Bağışıklık Yetmezlik Sendromu) kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. Adı, 1980’li yıllardan bu yana sık duyulmakta olan bu hastalık, önceleri sadece homoseksüel erkeklerin hastalığı gibi algılanmıştır. Günümüzde ise en sık cinsel yolla, ayrıca kan ürünleri aracılığıyla ve hasta anneden çocuğa bulaştığını bildiğimizden, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.

HİV, vücudun mikroplara ve kanserlere karşı savunmasında önemli bir role sahip olan akyuvarları enfekte eder. Bu enfeksiyon sonucunda akyuvarlar önce işlevlerini kaybeder daha sonra da ölürler. Akyuvarların kaybı, vücudun mikroplara ve kanserlere karşı savunma sisteminin çökmesi anlamına gelir. Böylece, HİV/AİDS hastalarında, çok basit mikroplar, ciddi ve ölümcül hastalıklara yol açabilirler ya da hızlı ilerleyen kanserler ortaya çıkabilir.

Belirtiler

Gelip geçen hafif grip ve ardından pamukçuk, zona ve herpes gibi hastalıklara karşı dayanıksızlık. İştahta azalma ve kilo kaybı, sık ve kolay hastalanma, uzun süren yüksek ateş, uzun süren öksürük, tekrarlayan yaygın uçuklar, ağır ishal gibi belirtilere rastlanır.

Virüs vücudun savunma sistemini giderek daha fazla çökerttiğinden, ilerleyen evrelerde hastalar enfeksiyonlara ve kanserlere karşı tüm dirençlerini yitirirler; çeşitli organlarında kanserler ve enfeksiyonlar oluşur ve sonunda ölürler.

 Bulaşma Yolları

•Günümüzde hastalığın en sık bulaşma yolu cinsel ilişkidir. Cinsel ilişkinin her şekli (vajinal-kadın cinsel organı yoluyla, anal-makattan, oral-ağız yoluyla) ile virüsün bulaşması söz konusudur. Bunlar içinde en riskli olanı, kanama ve zedelenme olasılığının yüksek olması nedeniyle makattan ilişkidir. Korunmasız bir ilişki sırasında virüsün, hasta bir erkekten kadına bulaşma riski, hasta bir kadından erkeğe bulaşma riskinden 20 kat fazladır. Yani virüsün kadına bulaşması, erkeğe bulaşmasına göre daha kolaydır. Ayrıca, cinsel bölgede yaralar ile seyreden diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklar da HİV’in bulaşma riskini artırır.

•Virüs, hasta hamile kadından bebeğine, doğumdan önce, doğum sırasında veya doğum sonrasında emzirme yoluyla da geçebilir.

•Diğer bir bulaşma yolu ise hasta kişilerin kanının ya da organlarının başka bir kişiye naklidir.


•Hasta kanı ile kirlenmiş kesici-delici aletler ile yaralanma da, nadir olmakla birlikte, HİV bulaşmasında önem taşıyan bir yoldur. Bu aletler, enjektör, cerrahi aletler ve diş hekimliğinde kullanılan aletler gibi tıbbi araç-gereç olabileceği gibi, manikür-pedikür aletleri, jilet, ustura, dövme aletleri, akupunktur iğneleri ve kulak delme aletleri gibi günlük kullanımda olan araç-gereçler de olabilir. Damar içi yoldan uyuşturucu madde bağımlılığı olan kişilerin, aynı enjektörü ortak kullanmaları, günümüzde, özellikle de gelişmiş ülkelerde, sıklığı giderek artan bir bulaşma yoludur.

Tanı

Hastalığın teşhisi, hastadan alınan kan örneğinin incelenmesi ile olasıdır. ELİSA yöntemi ile yapılan bu test, ülkemizdeki birçok hastanede mevcuttur. Ancak kan örneğinin ELİSA testinde olumlu bulunması, kişinin hasta olduğu anlamına gelmez; çünkü bu testlerde yalancı olumluluklar olabilir. ELİSA testinde olumlu bulunan kan örneği, başka bir test yapılarak doğrulanmalıdır. Bu doğrulama testleri, üniversite hastanelerinde yapılmaktadır. Doğrulama testinin de olumlu bulunması halinde kişinin HİV ile enfekte olduğu söylenebilir. ELİSA testi, virüs vücuda girdikten hemen sonra pozitifleşmez. Hastalığın saptanabilir hale gelmesi, virüsün vücuda girişinden sonraki 2-12 hafta içinde olmaktadır. Bazı kişilerde bu sürenin 6 aya kadar uzadığı da görülebilir. Bu durumda, kuşkulu bir temastan söz eden kişide, ilk yapılan testin negatif (temiz) bulunması yeterli değildir. Temastan 6 ay sonra test tekrarlanmalıdır. Yakın zamanda, ülkemizde, evde uygulanabilen testler kullanıma sunulmuştur. Ancak bu testlerin yapılmasında bazı sakıncalar bulunmaktadır. Yukarıda da değinildiği gibi, testin bir kez negatif bulunması, o kişinin virüs taşımadığı anlamına gelmez; test mutlaka tekrarlanmalıdır. Ayrıca, her pozitif test de kişinin virüs taşıdığını göstermez. Danışmanlık almadan, evde uygulanan testlerde, bu sonuçların yanlış değerlendirilmesi ve yanlış sonuçlara varılması mümkündür. HİV testleri yapılmadan önce ve yapıldıktan sonra mutlaka bir uzman ile görüşülmeli ve test sonuçları bu kişi tarafından yorumlanmalıdır.

Tedavi ve Korunma

Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Mevcut ilaçlar ile hastanın ömrünü uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak olasıdır. Yaşam süresi, kişinin bağışıklık sisteminin hastalanmadan önceki durumu, hastalık etkenleriyle karşılaşma sıklığı, tedavi görüp görmemesi gibi birçok faktöre bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Hasta olduğundan kuşkulanan veya hasta olduğu belirlenen kişi, hiç vakit kaybetmeden bir Enfeksiyon Hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Hastalığın hangi aşamasında tedaviye başlanacağı, hangi ilaçların ne süre ile kullanılacağı, hastanın hangi sıklıkta kontrole gelmesi gerektiği gibi konular, hekim tarafından belirlenir. Hastalığın kontrol altına alınmasında, hastanın tedaviye uyumu en önemli unsurdur. Bu nedenle, hastanın hekime tam güven duyması ve hekim ile iyi bir iletişim kurması gerekir.

Hastalığı önleyecek bir aşı veya ilaç henüz geliştirilmemiştir. AİDS’ten korunmada, diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için uygulanan kurallar geçerlidir.

Güneş gözlüğüne dikkat !

üneşgözlüğü Ultraviyole ışınlara karşı yüzde 100 korumalı güneş gözlüğü kullanın !
Göz hastalıkları uzmanı Yrd. Doç. Dr. Muhsin Altunsoy, gözde kalıcı hasarlara neden olabilen ultraviyole ışınlara karşı yüzde 100 korumalı güneş gözlüğü kullanılması uyarısında bulundu.

Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesinden Yrd. Doç. Dr. Altunsoy, güneşten dünya yüzeyine yansıyan ultraviyole ışınların yanıklara, değişik deri kanserlerine ve gözle ilgili bazı hastalıklara yol açabildiğini bildirdi.

Ultraviyole ışınların korneada kurumaya bağlı enfeksiyonun yanı sıra batma, kaşıntı, yanma ve kanlanmaya neden olduğunu belirten Altunsoy, açıklamasında şunları kaydetti:

"Bu ışınlar gözde kalıcı hasarlara neden olabilir. Saydam tabakada, uzun süreli ultraviyole ışınlara maruz kalma sonucunda kalınlaşmalar görülür. Bu oluşumlar gözün beyaz zarında sarımsı, kanlanmış nokta veya lekeler olarak izlenir. Birçok klinik gözleme göre, uzun süreli güneş ışınlarına maruz kalmanın katarakt oluşumuna etkisi olduğu iddia edilir. Yine ultraviyole, gözün retina tabakasında ısı veya ışık etkisiyle hasar yapabilir."

Güneş gözlüğünde ultraviyole koruma faktörünün önemi

Gözde meydana gelebilecek hasarlara karşı ultraviyole ışınlarından nasıl korunulacağının iyi bilinmesi gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Muhsin Altunsoy, "Güneş gözlüğünün yüzde 100 ultraviyole koruma faktörlü olması gereklidir. Özellikle de açık tenli ve açık renk gözlü kişilerle açık ve güneşli ortamlarda çalışanlar daha çok dikkat etmelidir" dedi. 

Cilt Yaşlanması

ciltyaşlılık Cildinizin yaşlanmasını engelleyin, daha genç görününi ipuçları yazımızda


Cildinizin Yaşlanmasına Sebep Olan 3 şey
 
Zaman; 20 ve 30’lu yaşlardan sonra cildimizin kendini sürekli yenilemesini sağlayan maddelerin üretiminde azalma olur ve daha ilerleyen yaşlarda bu yenileme süreci daha fazla yavaşlar. Cilt elastikiyetini kaybeder ve yerçekimine yenik düşer,Sigara ve kirli hava ise bu durumu tümüyle artırır.

Güneş; Kahve renkli lekelerden sorumlu olan güneş ayni zamanda kırışıklıkların artmasında %90 sorumludur. Yazın güneşin altında bronzlaşmak için geçirilen süreler ilerleyen yaşlarda cildimize olumsuz olarak geri dönüş yapar. Bu yüzden güneşin hiç eksik olmadığı ülkemizde zararlı ışınlardan koruyucu kremler sürmek gereklidir.

Menopoz; Menopoz kuşkusuz tüm kadınlar için önemli bir evredir ve kadın vücudunda önemli değişikliklere neden olur. Menapoz sonrasında cildimizin nemliliği azalır, kollojenlerdeki hızlı azalma ise de cildimizi inceltir. İncelen ciltte ise kırışıklıklar artarak daha belirgin hale gelir.

Cildiniz Kaç Yaşında?

Yaş hanımlar arasında oldukça tartışılan bir durumdur. Gerçek yaşınız nedir? Doğum tarihiniz mi? Hissettiğiniz yaş mı? Cilt yaşınız mı? Gelin bunu ufak bir testle deneyelim;

Yüzünüzde hiç makyaj olmadan aynanın karşısına geçin, yüzünüzü yumuşak bir ışıkla aydınlatın. Daha sonra aşağıda yazılı olan ve sizde mevcut olan her şıkkın karşısında rakamı toplayın;

Kaşlar arasında kırışıklık (3 puan)

Gözler altında kırışıklık (4 puan)

Üst göz kapağının düşüklüğü (4 puan)

Gözaltı torbaları (4 puan)

Göz dış kenarında kırışıklıklar (4 puan)

Burun köşe çizgilerinin (gülmeksizin) belirgin hale gelmesi (5 puan)

Kahve renkli lekeler (5 puan)

Dudak çevresinde kırışıklıklar (5 puan)

Dudak üstünde kırışıklar (5 puan)

Gıdığın belirgin hale gelmesi  (4 puan )

Boyun kırışıklıkları (5 puan)

Yüz ovalliğinin kaybı (5 puan)


Sonuçlar elinizde, çıkan rakama 20 eklemeyi unutmayın işte gerçek cilt yaşınız.


Cildimizin Yaşlanmasını Azaltan 3 Yöntem
 
Peeling ( AHA’ lı, C vitaminli); Cildin yüzeysel soyulması (peeling) hem cildin en üst tabakasında biriken ölü hücrelerden kurtulmanıza, hem de güneş lekelerinden arınmanıza ve ince kırışıkların yok olmasını sağlar. Son yıllarda ülkemizde oldukça sık olarak kullanılan peeling yöntemi cilt yaşlanmasını azaltan en iyi ve başarılı yöntemlerden biridir.

Mikrodermabrazyon; Bu yöntem cildin sadece en üst tabakasını soyan ve cildi yeniden canlandıran bir yöntem. Ölü derinin ciltten atılması ve yeni hücre oluşumunun hızlandırılması ile cilt yüzeyinde oluşan kırışıklık, leke, sivilce izi, yara izi, yanık izi ve (ameliyat izi) çatlakların bakımıdır.( bu yöntemin bir doktor tarafından uygulanması şart)

Lazer; Cildi soymak için kullanılan lazer daha derin bir soyma işlemi yapar ve cildin yeniden canlanmasını sağlar. Lazer tedavisi uygulandıktan hemen 1 hafta içinde cilt kendini toplar. Yalnız lazer yöteminin mutlaka bir uzman doktor tarafından yapılması gerekir

Cildinizi Gençleştiren Beslenme Önerileri

Cildinizi yeniden canlandırmak için bol taze sebze ve meyve tüketiniz. Meyve sebze tüketimi ciltteki atık maddelerin arıtımını sağlar ve aynı zamanda yenileyici bir işleve sahiptir.

Bunların yanısıra  çeşitli besin gruplarından temin edeceğimiz vitaminler de cildimiz üstünde olumlu etkiler yapar.

A vitamini (Havuç, kavun, kayısı): Hücresel yenilenme ve cildi toksinlerden temizlemeye yardımcı olur.

C vitamini (turunçgiller): Cildin yaşlandırmasını geciktirir.

E vitamini (koyu yeşil yapraklı sebzeler): En güçlü antioksidan olduğu söylenir.

Yağ asitleri (fındık yağı, balık): Cildi besler ve şişkinliğini alır.

Selenyum (süt, balık, peynir): Cildin yaşlanmasını geciktirir.

Demir (koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et): Cildinizin oksijen kaynağı

Çinko (kırmızı et): Elastin ve kollogen yapımını uyarır.

Vaginismus nedir?

vajinismus Cinsel birleşme sırasında kadının kaslarının kasılarak cinsel birleşme olanağına kendini kapatması durumudur.


Kadın doğum uzmanları ve psikatristlerce oldukça sık karşılaşılan bir sorudur. Vaginismusun nedenleri arasında çocukluktan kalma korkular, suçluluk, ayıp ve günah kavramları sayılabilir.

Bu kasılmalar kadının tamamen kontrolü dışında oluşur. Vajinanın girişindeki kasların kasılmasının yanında tüm vücutta bir kasılma, endişe, korku ve panik hali olur ve kadın ilişkiyi reddederek bacaklarını sıkıca kapatır.

Vaginismuslu kadınların çoğu hiçbir zaman ilişkiye girememiştir. Bununla birlikte bazı kadınlarda da daha önce cinsel ilişki başarılmışken sonradan olan bir ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir.

Ülkemizde oldukça sık rastlanan bu hastalığın genellikle psikolojik olduğu ifade edilmektedir. Vaginismuslu hastaların bilinçaltında cinsellikle ilgili bir korku olduğu bilinmektedir. Bu korkunun nedenleri:

Yetişme çağındaki kızların cinsellik konusunda yanlış bilgilendirilmesi,
• Cinsel taciz veya tecavüz,
• Hamile kalma korkusu,
• İlk ilişkiye girme korkusu ve ilk ilişkinin ağrılı olması,
• Cinselliğin kadınlar için zarar verici olduğu düşüncesi,
• Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir ağrı duyulacağının sanılması,
• Vajinal enfeksiyonlar olabilir.

vajinismus2 Vaginismusta önemli olan kadının cinsellikle ilgili yargı ve tutumları ile eşine olan duygusal yakınlığıdır. Cinselliği acı verecek bir şey olarak algılayan veya eşine yeterince ilgi duymayan bir kadın ilişki sırasında kendini kasacaktır. Bu nedenle ilişkide bulunan taraflar cinsellikle ilgili yargı ve korkularında birbirlerine çekinmeden açıklamalı cinsellikle ilgili konulabilmelidirler. Her ne kadar eşlerin kendi geçmişlerinden getirdikleri bir takım kalıp yargıları olsa da bunlar beraberce konuşularak değiştirilmesi gereken şeylerdir. İlişkiler yaşayan süreçlerdir. Cinsellikte yaşandıkça zenginleşir, duygular paylaşıldıkça haz alma yoğunlaşır. Sorunu eşinizle beraber çözemiyorsanız bir uzmana beraberce başvurmaktan çekinmeyiniz. Unutmayın ki bu alanda yaşanan sorunlar evliliğin diğer alanlarına yansıyacaktır.

Vaginismus vakalarıyla sık karşılaşmamak için cinsel eğitim gerekmektedir. Anne ve babalar çocuklarını cinsellik konusunda doğru bir şekilde bilgilendirmeli, okullarda da çocuklara cinsellikle ilgili eğitimler verilmelidir. Bu yaklaşımlar, Vaginismusun da içinde bulunduğu cinsellik ile ilgili sağlık sorunlarının gerilemesine katkıda bulunabilir.